![]() |
![]() |
|
|
|
|
|
|
|
"Eskiden
felsefeciler semânın hark ve iltiyâmını (yırtılma ve kapanmasını)
kabul etmezlerdi; semâvâtın kıdemine kâildiler. Bunun için Mi'râc
meselesinde inkâra gitmişlerdir. Şimdi madem atom keşfolundu, bizim
âkîdemizi bi'l-mecbûriye kabul etmeleri, tasdik etmeleri lâzımdır.
Kabul etmiyorlar, yine diretiyorlar! Sonra da kaba-saba
yoğun adamlar, tonlarca yüklerle küre-i kamere gittiklerini iddia
ediyorlar! Rasûl-i Ekrem (s.a.) Efendimizin ruhunun çıktığı
makama engel olmayacak derecede letâfet ve nurâniyet kesbetmiş vücûd-i
şeriflerinin Mi'râcını niye inkâr ediyorlar?!.."
|
![]() |
|
"İnsanın
temel yapısında hiçbir şeyi örtüsüz, ambalajsız, kabuksuz, ziynetsiz;
dış bir koruyucuya sahip olmaksızın, sade ve çıplak olarak algılama ve
kabullenme özelliği yoktur." (Musa Özdağ)
|
|
"Âhir
zamanda, kendini bilmez bir grup, koltuklara yaslanıp, bacak bacak üstüne
atıp, sigara tüttürerek lâubali bir şekilde: 'Sen hadisi bırak, bu mesele
Kur'ân'da var mı ona bak!' diyecekler!..." (MFE)
|
||
| "Silsile-i kütüp (ilâhî kitaplar dizisi) Kur'ân'la; silsile-i risâlet (peygamberlik), Rasûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellem Efendimizin bîseti ile neticelendi." (MFE) |
|
|
|
"Peygamberler
ve nasihatçiler, Allah adına sadece Cennet'in davetçileridir; satıcıları
değil!" (M. ÖZDAĞ)
|
|
|
Ana Sayfa / Damlalar / Tefsir / Dini Bilgi / Milli Mesele / Hikmetler / Akademik / Resimler / Duyurular / e-posta / ![]() |