![]() |
![]() |
|
|
|
Allah'a
hamd-ü senâ ederiz. O'na döneriz. Nefislerimizin
fenalıklarından ve kötü amellerimizden O'na sığınırız. Allah'ın hidâyet ettiğini, kimse doğru yoldan çıkaramaz.
Allah'ın şaşırttığını kimse yola koyamaz.
Şehâdet
ederim ki Tanrı yoktur, sadece Allah vardır!
Bir'dir, eşi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki Muhammed, O'nun kulu ve Rasûlüdür.
Ey
Allah'ın kulları !..
Allah'tan
korkmanızı ve O'na itaat etmenizi vasiyet ederim.
Ey
İnsanlar!...
Sözlerimi
iyi dinleyiniz... Çünkü bu seneden bonra bir
daha sizinle burada tekrar buluşup buluşamayacağımı
bilmiyorum..
Ey
İnsanlar!..
Bugünün
ne günü olduğunu biliyor musunuz? Burası,
Belde-i Haram'dır.(Mekke'dir) Bugününüz nasıl
mukaddes bir gün, bu ayınız nasıl mukaddes bir ay, bu şehriniz nasıl mukaddes bir şehir ise, biliniz ki
canılarınız, mallarınız, ırzlarınız da; bu
mukaddes gün, bu mukaddes ay, bu mukaddes şehir gibi yek diğerinize karşı
mukaddestir. Bunlara tecavüz haramdır.
Ey
Ashabım!...
Yarın
Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünki her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız.
Sakın benden sonra eski dalâletlere (sapıklıklara) dönüp de
birbirinizin boynunu vurmayınız!
Ashabım ! ...
Eskiden câhiliyet devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır.
Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu Rabia'nin kan davasıdır.
Ashabım!
...
Her
türlü riba (tefecilik) kaldırılmıştır İlk kaldırdığım riba,
Abdulmuttalib'in oğlu Abbas'ın ettiği ikrazlardır(borç vermelerdir)
Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır.
Eski câhiliyet devrinden kalma bu çirkin âdetin
her türlüsü ayağımın altındadır. Borçlular,
alacaklılara yalnız aldıkları parayı ödeyeceklerdir.
Ne
zulmediniz, ne de zulme uğrayınız...
Ashabım!.
Kimin
yanında bir emanet varsa, onu sahibine versin.
Hediyeler, hediye ile karşılanır. Başkalarına kefil olan, kefaletin sorumluluğunu üstüne alır.
Ey
İnsanlar!
Bugün
şeytan sizin topraklarınızda yeniden nüfuz ve saltanat kurmak gücünü ebedî
sûrette kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz
işlerde ona uyarsanız, onu sevindirmiş olursunuz.
Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!
Ey
insanlar ! ...
Kadınların
haklarına riayet ediniz. Bu hususta Allah'tan korkunuz. Siz kadınları, Allah
emaneti olarak aldınız; onları
Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde haklarınız
olduğu gibi, onların da sizin üzerinizde
hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız; onların aile şerefini
, sizin hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir.
Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları
uyarıp, sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşrû
bir şekilde hertürlü yiyecek ve giyecek ihtiyaçlarını sağlamanızdır. Onlar
sizin haklarınıza riayet etsinler...Siz de onlara nezâketle muamele edin.
Bir
kadının kocasının izni olmadıkça onun malından bir şeyi başkasına vermesi, helâl olmaz.
Kölelerinize
gelince... Onlara da yediğinizden yedirmeğe,
giydiğinizden giydirmeğe çalışın.
Affedemeyeceğiniz
bir hata işlerlerse kendilerine izin verin.
Fakat asla eziyet etmeyin. Çünkü onlar da Allah'ın kuludur.
Ey
müminler!..
Sözümü
iyi dinleyin, iyi anlayın...
Muhakkak
ki Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Adem'in çocuklarısınız... Adem
ise topraktandır.
Hiç kimsenin başkaları üzerinde üstünlüğü yoktur.
Şeref
ve üstünlük, ancak fazilet iledir.
Müslüman
müslümanın kardeşidir.
Bütün
müslümanlar kardeştir, eşit hakka mâliktir.
Din
kardeşinize ait olan herhangi birşeye, bir hakka tecavüz etmek,
gönül rızası ile olmadıkça, başkası için helâl olmaz.
Haksızlık
yapmayın...Haksızlığa da boyun eğmeyin.
Ahâlinin
haklarını gasp etmeyin.
Sakın
benden sonra kâfirlerin yaptığı gibi birbirinizle boğuşmayın..
Ey
Müminler!
Size
bir emanet bırakıyorum..Siz ona sıkı sarıldıkça, yolunuzu şaşırmazsınız.
O emanet de Allah'ın kitabı Kur'ân 'dır!.
Ey
Ashabım!
Nefsinize
zulmetmeyin...Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.
Ey
İnsanlar!
Allah
, herkese düşen miras hakkını Kur'ân 'da bildirmiştir.
Mirasçılar için ayrıca vasiyetnâme yapmaya hâcet yoktur.
Ey
İnsanlar!
Her
câni kendi suçunundan kendisi sorumludur.
Hiçbir câninin işlediği suçun cezasını evlâdı çekmez.
Hiç bir evlâdın suçundan da babası sorumlu tutulamaz.
Ey
İnsanlar!
Mutemâdiyen
dönmekte olan zaman, Allah'ın gökleri, yerleri
yarattığı günki vaziyete dönmüştür..
Bir
yıl, ay ölçüsüyle 12 aydır.Bunlardan dördü, haram aylardır.
Bunlardan üçü, arka arkaya Zilka'de, Zilhicce, Muharrem'dir.
Dördüncüsü Receb'tir, ki Cümade-l âhire ile Şaban
arasındadır. Bu sene haram aylar eskilerine
geldi. Hac mevsimi yine Zilhicce'nin onuncu
gününe rastladı.
Ey
İnsanlar!
Allah'a
kulluk edin.
Beş
vakit namazınızı kılın.Ramazan orucunu tutun.
Emirlerime
itaat edin. O takdirde Rabbinizin Cennetine girersiniz.
Ey
İnsanlar!
Aşırı
gitmekten sakınınız. Sizden öncekilerin mahvolmalarının
sebebi, dinde ifratta olmaları idi. Hac usûllerini benden öğrenin. Muhakkak olarak bilmiyorum, belki bu seneden sonra bir daha
haccedemem.
Bu
nasihatlarımı burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin.
Olabilir ki, kendisine bildirilenler, burada bulunanlardan daha iyi anlayarak bunları korumuş olurlar.
Ey
insanlar!
Yarın
beni sizden soracaklar.. Ne dersiniz?
Risâletimi
tebliğ ettim mi? Görevimi yaptım mı?..
(Ashab
bu soruya hep bir ağızdan "EVET!..Yemin ederiz ki tebliğ ettin.
Bize nasihat ve tebligatta bulundun. Böylece şehâdet
ederiz." der.
Vâdi
artık bu sözlerle çalkalanmaktadır.
Allah
Rasûlü parmağını havaya kaldırarak, üç kez;
"Şâhid
ol Ya Rabbi!"
"Şâhid ol Ya Rabbi!"
"Şâhid
ol Ya Rabbi!"
Buyurur.