![]() |
![]() |
|
|
|
Oruç Tutmamayı Mübah Kılan Haller?
e) İleri Derecede Açlık, Susuzluk:
f) Zor ve Meşakkatli İşlerde Çalışmak:
Kaza ve Keffareti Gerektiren Durumlar
Sadece Kazayı Gerektiren Şeyler
Oruçlu Olduğunu Unutarak Yemek-İçmek
Oruçluyken İhtilam Olmak veya Cünüp Olarak Sabahlamak
Astım Hastalığında Ağza Püskürtülen Sprey
Parfüm ve Kolonya Orucu Bozar mı?
Akıllı, ergenlik çağına ulaşmış, Müslüman’ın
ramazan orucunu tutması farzdır. Başa Dön
a)
Yolculuk: Yolculuk, Ramazan
ayında orucu tutmamak için ruhsat olarak kabul edilmiştir. Yolculuk esnasında
tutulmayan oruçlar, daha sonra kaza edilir. Kur’an’da “Ey inananlar! Oruç
sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allâh’a karşı gelmekten sakınasınız diye,
size de sayılı günlerde farz kılındı. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan,
tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamayanlar, bir
düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendisinedir.
Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha iyidir.” buyurulmaktadır
(Bakara 2/183-184).
Geceden
oruca niyetlenip de, gündüz yolculuğa çıkan kimse, dilerse bu orucunu bozar,
dilerse tamamlar. Ancak, ayette de belirtildiği gibi orucunu tamamlaması daha
iyidir. Hz. Peygamber, Mekke’nin fethi için sefere çıktığında oruçlu iken, Kedîd
denilen yere varınca orucunu bozmuştur (Buharî, Sıyam, No: 1808, Müslim, Sıyam,
No: 1113). Bu da sefere çıkılınca başlanmış orucun bozulabileceğinin delilidir. Başa Dön
b)
Hastalık: Oruç tuttuğu
zaman, hastalığının artmasından veya uzamasından endişe edilen kimse ile, hastalığı
sebebiyle orucu tutmakta zorlanan kişilerin Ramazan ayında oruç tutmayıp, iyileştikten
sonra bunları kaza etmelerine izin verilmiştir. Biraz önce zikredilen ayet buna
işaret etmiştir. Tıbben oruç tutması halinde hasta olacağı bildirilen kimse
de hasta hükmündedir. Başa Dön
c) Gebelik ve
Çocuk Emzirme: Gebe olan kadınların, oruç tuttukları takdirde kendilerine
veya çocuklarına bir zarar gelmesinden korkulması halinde oruçlarını tutmayabilirler.
Emzikli kadınlar da, sütlerinin kesilmesi ve çocuklarının zarar görmesi tehlikesi
bulunması halinde oruçlarını tutmayabilirler. Hz. Peygamber hadislerinde buna
müsaade etmişlerdir (Nesâî, Sıyam, 50-51, 62; İbn Mace, Sıyam,3). Başa Dön
d)
Yaşlılık: Oruç tutamayacak
kadar yaşlı olan kimseler de, oruç tutmayıp yerine fidye verebilirler. Bakara
suresinin 184. ayetinde, bu şekilde olup da oruca güç yetiremeyenlerin, orucu
tutmayıp fidye vermeleri gerektiği hükme bağlanmıştır. İyileşme umudu olmayan
hastalar da aynı hükme tabidir. Başa Dön
e)
İleri derecede açlık, susuzluk: Oruçlu bir kimse, açlıktan veya susuzluktan dolayı beden ve
ruh sağlığının ciddi derecede bozulması tehlikesi ile karşılaşması halinde orucunu
bozup daha sonra kaza edebilir. Böyle bir kimsenin orucuna devam etmesi ölümüne
sebep olacak nitelikte ise, orucunu açmaması haram olur. Başa Dön
f)
Zor ve meşakkatli işlerde çalışmak: Esas itibariyle bir insanın ibadetlerini
normal bir şekilde yapmasını engelleyecek zor ve ağır işlerde çalışması veya
çalıştırılması doğru değildir. Ancak kişisel veya toplumsal zorunluluklar, bazılarının
böyle işlerde çalışmalarını gerektirmektedir. Böyle bir durumda bulunan kişi,
oruç tuttuğu takdirde sağlığına bir zarar gelmesinden korkuluyorsa, oruçlarını
tutmaya bilirler. Bunlar, izin günlerinde tutamadıkları oruçları kaza etmelidirler.
Yıllık izninin bulunmaması ve haftalık izninin de yeterli olmaması gibi mazeretlerle
buna da imkanı yok ise, fidye vermelidirler. Başa Dön
Orucun sahih olmasının şartları niyet,
imsak vaktinden akşama kadar orucu bozan şeylerden kaçınmaktır. Ayrıca kadınların
ay hali ve loğusa halinde bulunmaması gerekir.
Oruç için niyetin vakti, akşam namazının
vakti girmesiyle birlikte başlar.
Ramazan, günü belirlenmiş adak ve nafile
oruçlarda niyet, öğle namazına 1 saat kalana kadar devam eder. Bunların dışındaki,
keffaret, kaza, günü belirlenmemiş adak oruçlarında ise imsak vaktine kadar
niyet edilmesi gerekir.
İmsak vaktinden, iftar vaktine kadar,
ibadet niyetiyle, yemeden, içmeden, cinsî münasebetten ve diğer orucu bozan
şeylerden uzak durmak, el çekmek demektir. İmsakın zıttı iftardır. İmsak
vaktinin başlangıcı, tan yerinin ağarmasıyla başlar. Bu vakit, takvimlerde imsak
vakti olarak gösterilmektedir.
Kadınların
ay hallerinde oruç tutmaları geçerli değildir. Başa Dön
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, alkollü
içkiler ve uyuşturucu maddeler dinen haram kılınmıştır, bu nedenle bir Müslüman’ın
alkollü içki içmesi ve uyuşturucu kullanması düşünülemez. Ancak bu haramı işleyen
kişi, bunun haramlığını inkar etmediği müddetçe Müslüman’dır; bu nedenle ibadetleri
yerine getirme mükellefiyetinden kurtulamaz. Zira her emir ve yasak müstakil
bir borçtur.
Bununla birlikte ibadet bir idrak ve şuur
işidir. Bunun içindir ki, bütün ibadetlerde Müslüman ve buluğ çağına ulaşmanın
yanında akıllı olmak şart koşulmuştur. İbadetlerin makbul olması için, ibadet
niyetiyle ve ihlasla yapılması gerekir. Bu nedenle namaz kılacak, oruç tutacak
kimsenin ne dediğini, ne yaptığını bilecek kadar ayık olması, aklının başında
olması gerekir. Yüce Allâh Nisa suresinin 43. ayetinde, “Ey iman edenler!
Sarhoşken, ne dediğinizi bilene kadar namaza yaklaşmayın.” buyurmuştur.
Bu itibarla, alkol alan kişi, ne dediğini bilecek kadar sarhoş değilse namazlarını
kılması gerekir. Aynı şekilde imsak vaktinde ne dediğini bilecek kadar ayık
olan kişi orucunu tutması gerekir. Sarhoş olduğu için bu ibadetleri yerine getiremeyen,
işlemiş olduğu bu haramdan dolayı tövbe etmesi ve daha sonra da kaza etmesi
gerekir. Başa Dön
Oruçlu iken, yemek, içmek ve cinsi münasebette
bulunmak orucu bozar. Orucu bozan şeylerin bazısı hem kaza, hem de keffareti
gerektirir. Bazı şeylerden dolayı ise, sadece kaza gerekir. Başa Dön
Ramazan ayında oruca niyet edildikten
sonra, bir mazeret olmaksızın, kasten yemek, içmek ve cinsî münasebette bulunmak,
oruç keffareti gerektirir. Ayrıca bozulan orucun kaza edilmesi de gerekir.
Oruç keffareti 60 gün (iki kamerî ay)
peş peşe oruç tutmaktır. Buna gücü yetmeyen, 60 fakiri bir gün ya da bir fakiri
60 gün doyurur.
Adet veya loğusalık halinde bulunan kadınlar,
bu günlerinde keffaret oruçlarına ara verirler. Bu durumlarından çıktıktan sonra
ara vermeden keffaret orucuna devam ederek 60 günü tamamlarlar. Başa Dön
Keffareti gerektiren bir şeyi yaparak
orucunu bozan kimse, aynı gün oruç tutamayacak derecede hastalanır veya kadın
adet görür yahut loğusa olursa keffaret düşer. Ancak hastalığın kendi isteği
dışında olması şarttır. Kendisi kasten hastalığa sebep olursa keffaret düşmediği
gibi sefer mesafesinde bir yolculuğa çıkması ile de düşmez. Başa Dön
Yolculuk, hastalık gibi meşru bir mazerete
dayalı olarak orucun bozulması halinde, sadece bozulan orucun kaza edilmesi
gerekir. Ayrıca, kasıt olmaksızın yemek-içmek, beslenme amacı ve anlamı taşımayan,
yenilip içilmesi mutat olmayan veya insan tabiatının meyletmediği şeylerin yenilip
içilmesi orucu bozup, sadece kazasını gerektirir.
Ramazanda oruca niyet etmeden yiyip içen
kimse, tutmadığı oruçları, gününe gün kaza eder. Ancak mazeretsiz olarak Ramazan
orucunu tutmamak büyük günahtır. Başa Dön
Sadece kazayı gerektiren durumlar şöyle
sıralanabilir:
1. Pamuk, kağıt, zeytin çekirdeği,
bir defada çok miktarda tuz yemek gibi yenmesi mutad olmayan bir şeyi yutmak,
yemek.
2. Burnuna ilaç çekmek.
3. Ağzına aldığı boyalı iplik gibi
şeylerin boyası ile rengi değişen tükürüğü yutmak.
4. Boğazına kaçan kar veya yağmuru
kendi isteği olmayarak yutmak. (Kendi isteği ile yutarsa keffaret gerekir.)
5. Zorlama ile oruç bozmak.
6. Dişleri arasında nohut tanesi
kadar kalan yemek kırıntısını yutmak.
7. Abdest esnasında ağzına ve burnuna
su alırken kendi elinde olmayarak boğazına su kaçmak.
8. Unutarak yeyip içtikten sonra
orucunun bozulduğunu zannederek yeyip içmek.
9. Kendi isteği ile ağız dolusu
kusmak.
10. Ağız dolusu gelen veya kendi
isteğiyle getirdiği kusuntuyu mideye geri çevirmek.
11. Kendi isteği ile içine veya
genzine duman çekmek. Kendi isteği ile olmazsa oruç bozulmaz.
12. Güneş batmadığı halde-battı
zannederek-iftar etmek.
13. İmsak vakti geçtiği halde daha
vakit vardır zannederek yemek. Başa Dön
Unutarak yemek, içmek orucu bozmaz. Peygamber
Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Bir kimse oruçlu olduğunu unutarak yer,
içerse orucunu tamamlasın, (sakın) bozmasın. Çünkü onu, Allah yedirmiş, içirmiştir."
Unutarak yiyen içen kişi, oruçlu olduğunu hatırlarsa hemen ağzındakileri
çıkarıp ağzını yıkar ve orucuna devam eder. Oruçlu olduğunu hatırladıktan sonra
boğazından aşağıya bir şey geçerse orucu bozulur.
Bir kimse unutarak yiyen bir oruçluyu
gördüğünde eğer güçlü kuvvetli olup oruca dayanabilen bir kişi ise, oruçlu olduğunu
kendisine hatırlatır, zayıf ve güçsüz bir kişi ise hatırlatmaz. Başa Dön
Dinimiz, hasta olan ve tedavi sürecinde
bulunan kişilerin oruç tutmamalarına ruhsat vermektedir. Bu nedenle, tedavisi
devam eden kimseler, sağlıklarına kavuşup, tedavileri tamamlanıncaya kadar oruçlarını
erteleyebilirler. Bununla birlikte, Ramazan ayında herkesle birlikte oruca devam
etmeyi arzu ediyorlar ise ve oruç tutmalarına başka bir engelleri de yoksa,
iğnelerini iftardan sonra yaptırmaları yerinde olur. Bu imkana sahip olmayanlar
ise, İmam Ebû Yusuf, Muhammed ve Malik’in görüşlerine uyarak, tedavi ve aşı
amaçlı iğne yaptırabilirler; oruçları bozulmaz. Ancak, oruçlu iken gıda ve vitamin
iğneleri yaptırılması uygun değildir. Başa Dön
Ağız veya burnundan su girip yutmadıkça,
oruçlu kimsenin yıkanması orucuna zarar vermez. Bu itibarla, ağız ve burnundan
su kaçırmamak şartıyla oruçlunun yıkanması caizdir. Nitekim Hz. Aişe ve Ümmü
Seleme validelerimiz, Hz. Peygamber’in Ramazan’da imsaktan sonra yıkandıklarını
haber vermişlerdir. Başa Dön
Oruçlu iken rüyada ihtilam olmak orucu
bozmadığı gibi, gusletmeyi geciktirerek cünüp olarak sabahlamak da oruca bir
zarar vermez. Ancak, zorunlu bir durum olmadıkça, hemen boy abdesti alınmalıdır.
Hz. Aişe ve Ümmü Seleme validelerimiz, Hz. Peygamber’in Ramazan’da imsaktan
sonra yıkandıklarını haber vermişlerdir. Başa Dön
Astımlı hastanın kullanmak zorunda kaldığı
sprey orucu bozmaz. Ancak, sprey kullanma zorunda olan astımlı hasta, Ramazan
orucunu tutmayıp, tutamadığı günler sayısınca fidye verebilir. İleride sağlığına
kavuşursa, fidye vermiş olsa da, tutamadığı orucunu kaza eder. Başa Dön
Parfüm veya kolonya sürünmek ve koklamak
orucu bozmaz. Başa Dön
Oruçlu bir kimsenin morfinli veya morfinsiz
olarak diş çektirmesi, kanla karışan tükürüğün yutulmaması kaydıyla orucu bozmaz.
Aynı şekilde, kan veya başka bir şey yutulmaması şartıyla diş tedavisi de yaptırılabilir. Başa Dön
Günümüzde üretilen sakızlarda, ağızda
çözülen katkı maddeleri bulunduğundan, ne kadar itina edilirse edilsin bunların
yutulmasından kaçınılması mümkün değildir. Bu sebeple bu tür sakız çiğnemek
orucu bozar. Ancak kenger sakızı gibi katkısı bulunmayan ve çiğnendiğinde hiçbir
eksilme olmayan, daha önce çiğnenmiş ve tadı kalmamış sakızların çiğnenmesi
orucu bozmamakla birlikte, oruçlu iken böyle bir sakızı çiğnemek mekruhtur. Başa Dön