"İhtiyarlayınca yük çoğalıyor, tahammül azalıyor. Gençlikte ise yük az, fakat tahammül fazla oluyor. Onun için ihtiyarladıkça insan, üzerindeki hamûleyi (yükü) hafifletmeye çalışmalı. Eğer hafifletmez ise, yolculuğu çok zor olur. Şimdi dünyada bu yükler mânevî; ama âhirette tecessüm edecek (vücut bulacak), hepsi birer kisve giyecekler. İşte o zaman ağırlıkları ortaya çıkacaktır."
"Kemâl-i îmân kazanıp, âmâl-i sâlihaya (güzel işlere) muvaffak olmak şartıyla gençlik de güzel, ihtiyarlık da..."
"İhlâsla âmâl-i sâlihaya (güzel işlere) muvaffakiyet, mârifetullah kesbi, kemâl-i îmân iktisâbı, bir de tevâzû, ihlâs, hilim, tevekkül, teslim, kaza ve kadere rızâ gibi ahlâk-ı hasene kazancı şartıyla, ne gençlikten, ne de ihtiyarlıktan şikâyet edelim."
|
Yayıldı
haberi cümle eflâke
Işık tuttu ona "LEVLAKE" Yapıştı salına ins-ü melâike Eller üstünde gitti Efendim... |
Konulmuştu
sarığı salına
Yakışmıştı tamca şânına Nurlar kokular dört bir yanına Dağılarak gitti cânım Efendim... |
Müminlere
şefkat kanadın gerdin Fitneden-fesattan kaçınız derdin Dünyamıza RAHMET olarak geldin Rahmetler saçarak gittin Efendim... |
Ana Sayfa / Damlalar / Tefsir / Dini Bilgi / Milli Mesele / Hikmetler / Akademik / Resimler / Duyurular / e-posta /