MÜZZEMMİL SURESİ 20.ÂYET (Devamı)

 

KURÂNDAN OKUNAN BÖLÜM:

 

TEFSİRDEN OKUNAN BÖLÜM:

 

{ } .{ } { } { } { } . : . : { } { } { } { } . : { } { } { }

 

İÇİNDEKİLER

1.Kurndan Okunan Bölm

2. Tefsirden Okunan Bölm

3.Her Nefese Şkr

4.Evveli ve Âhiri Olmayan Söz

5.Bizi Mamur Etmek İsteyen Rabbimiz

6.Muzmer Meful Cinler

7.Hatalı ve Affa Muhta İnsan

8.Esmal-Hsnanın Meydanları

9.İhsana İhsan

10.Gece-Gndze Göre İnsan

11.Cell ve Ceml Kucağı

12.Muhammedl-Emin Gvencesi

13.Şehadeteyn Üzere Olalım

14.Gazap ve Rahmet Ehli

15.Tenzilin Her Tr Rahmettir

16.Cndullahın Yryş

17.Yolculuk Mekanizması

18.Teysir Paketi

19.Fazlın İki Aılımı

20.Hakka Saygı Fuyan Emeğe Saygı

21.Tahfife Gerekten Uyun

22.Cana Can, Ruha Ruh Katan Kuran

23.İkindinin Farkı

24.Mslmanın Derdiyle Dertlenelim

25. Değerli Btn: Zekt

26.Vermek Kolay Değil

27.Minnet Fakirin Hakkıdır

 

 

HAKKA SAYGI DUYAN EMEĞE SAYGI

 

 

Değerli Mminler, Kıymetli Kardeşlerim!

Allaha hamd- senalar ederek dersimize başlıyoruz. Ona sonsuz hamd- senamızı sunmamız gerekiyor.

HER NEFESE ŞÜKÜR: Bir nefes, ok byk bir nimet; bu nefes ierisinde sıhhat, ayrı bir afiyet, ayrı bir saadettir. Bu saadetler ierisinde Allahın kitabıyla haşir neşir olmak, onu okumak, onu dinlemek, onun ieriğiyle beslenmek, ruhlar iin sonsuzluğa aılan bir devlettir, bir saadettir, bir hikmettir. Yce Allah cmlemizi bu hayırlardan mahrum eylemesin.

Mzzemmil Sre-i Celilesinin sonuna doğru yanaştık, yaklaştık.

EVVELİ VE ÂHİRİ OLMAYAN SÖZ: Her şeyin bir başlangıcı ve bir sonu vardır. Bu Yce Allahın evvel ve ahir isimlerine o şeyin maruz kalması, mazhar olmasıdır. Dolayısıyla bu Sre-i Celilenin de bir başı, bir sonu vardır. Allahın kelmının tabii ki başından sonundan söz etmiyoruz. O ezelidir, ebedidir. Ancak bu leme yönelik olarak her neyi tevcih eylediyse, her neyi irade eylediyse bu lemin şanına göre, bu lemin boyasına göre, bu lemin şekline uygun şekilde o şeyleri dizayn eylemiştir, tanzim eylemiştir. Bu nedenle kelmullahtır. Sre-i Celile. Ancak bunlar kendi iinde noktalar şeklindedir. Kelm-ı Brinin bir başı bir sonu vardır diyemeyiz. Bu mahlk zerinde tecelli eden bir sırdır. Allahın kelmının asıl itibariyle bu hurufattan, bu yazılardan, bu gösterilen şekillerden ar ve duru olduğunu, mnezzeh olduğunu biliyorsunuz. Bunlar bizim derecemize, duyularımıza, tenzil edilen hakikatleridir. Bizim anlayacağımız, bizim göreceğimiz, bizim elle tutacağımız şekillere indirgenmiş olan bir vahyin zuhuru, mazharı, eseridir. Allahın kelmının bu gibi sıfatlarla muttasıf olması hş dşnlemez. Biz bize bakan yön ile dşndğmzde; nasıl ki Yce Allahın görme, basar sıfatı bizim kafamızda bir göz olarak tecelli etmiştir. Bu basarımızda bizim, Allahın o yce sıfatının tecellisi vardır. Aksi takdirde göremezdik Bir et parasının böyle bir algıda bulunması mmkn değildir. Onda yce Hakkın Basar isminin, sıfatının tecelli etmesi bize bu imknı sağlamış oluyor. Hamdolsun lemlerin Rabbi Ulu Allaha, bu yön ile gösteren Odur, duyuran Odur, aklettiren Odur. Velhsıl tutmamızı, atmamızı, nefes alıp vermemizi sağlayan Odur. Hepsinde Onun inayeti, ltfu, keremi vardır. Bu yönyle biz bir baştan, sondan söz ediyoruz. Mahlka yansıyan biimi ile şekli ile bunu ifade ediyoruz. Yoksa Yce Allahı ölmeye bimeye, eninden boyundan söz etmeye kalkmıyoruz. Allah korusun!

BİZİ MAMUR ETMEK İSTEYEN RABBİMİZ: Sre-i Celilenin sonuna doğru Yce Allahın peygamberine verdiği özel talimatların yanında genel talimatlara da rastlıyoruz. Peygamberin şahsında mmetine özel görevler veriyor, tavsiyeler de, nasihatler de bulunuyor ve bunun neticesinde onları kalkındırmayı, maddeten ve manen yceltmeyi kastediyor. Çnk peygamberleri göndermekte ki gayesi biz insanları huzurunda kılmasıdır.

MUZMER MEFUL CİNLER: Mkellef varlıklar olarak bizler ve tabii ki bir de cinler var. Onlar artık bizim zımnımızda, bizim tahtımızda mstetir zamir gibidir. Görnmedikleri iin zamir diyoruz. Biz zahir olan bir mefulun bih gibi onlar da muzmer olan mefulun bih gibidir. Her ikimiz de mefuluz. Onlar da Allahın; fil-i mutlakın mefuldrler. Halik-i mutlakın mahlkudurlar. Bizler de öyleyiz. Onun iin onlardan değil evvela kendimizden söz ediyoruz ama onlar da bizim hkmmzdedirler. Bizim mahkm olduğumuz şeylere onlar da mahkmdurlar. Bu yönyle onları sık sık tekrarlamıyoruz ama zevil-ukul olan mkellef varlıklrdan bahsettiğimiz zaman onların da buna dhil olduğunu bilmelisiniz.

HATALI VE AFFA MUHTAÇ İNSAN: Yce Allah bizleri kalkındırmayı, mamur etmeyi murat ediyor. Bizleri yanından ayırmak istemiyor. Ancak uzun bir ayrılık oluştu. Uzun bir mesafe oluştu. Sebepleri var, biliyorsunuz. Bir takım hatalar, kusurlar var. Hata ve kusur işlemek biz insanların soyunda olan bir şeydir. Gnaha dalma özelliğimiz var. İşte bu gibi nedenlerden dolayı bir srgn hayatı yaşıyoruz. Ancak insanlık olarak affa mazhar olduk. Atamız Âdemin genlerinde bu af vardır. Allahın mağfireti ona da işlenmiştir. Dolayısıyla bizlerde af olunma, mağfirete talip olma ve layık olma yönnde bizlerde de o mekanizma vardır. Atamız Âdeme konulmuştur. Genleri vasıtasıyla soy olarak bize de gemiştir. Biz de affa muhtacız, biz de mağfirete muhtacız. O bunun minik bir yönn yaşamıştır. Minyatr olarak böylece bir isyan havasını teneffs etmiştir, ettirmiştir. Çnk o bir melek, bir ilh değildir. Bu nedenle isyanın kokusunu Allah ona tattırmıştır. Bu kokuyu ona koklattırmıştır. Netice de bu kokuyu alan affa ihtiya duyar. Çnk isyan sıfatının ki o bir zehirdir, onun panzehiri af ve mağfirettir. O zehiri yudumlamıştır. Öyleyse buna panzehir lzımdır. Bu da tevbedir. Tevbe yoluyla affa ve mağfirete erişmektir. O hlde insanın tekmlnde bu mekanizma vardır ve sağlık alametidir.

Nasıl ki hasta olmak, iyileşmek sağlık almetidir. Hi hasta olmamak, sağlık almeti değildir. Bu bir insaniyetini kaybetme olayıdır. Bunda bir istidrac vardır. Korkulması, rperilmesi gerekir. Bunun nedeninin araştırılması lzımdır. Ben insan değil miyim diye araştırması lzımdır. Benim niye başım ağrımıyor, niye dişim ağrımıyor? Nice kırkları devirdim de hl kırklardan olamadım diye insanın zlmesi tasalanması lzım.

                  Hastalandığım vakit, bana şifa verendir.[1]

 

diyen Yce Peygamber yalan mı söylemiştir, hş! Ben hastalandığımda, O benim imdadıma yetişir. Gördnz m, şifa verir. Şfi koşar gelir. Benim imdat ağrıma icabet eder ve bana şifa verir, beni iyileştirir. Peygamber böyle söylyor. Sen a kıtibyoz kime benziyorsun ki hasta olmuyorsun. Senin Şfiye ihtiyacın yok mu? Elbette marazın, arazın olmazsa Şfinde olmaz. Hastalığı olmayana doktor ne yapsın? Doktorun işi hasta iledir. Doktorun değeri hastalıklarla mcadelededir. Hastalığı giderdiği ölde doktorlukta ki şanı belirir ve artar.

ESMAÜL-HÜSNANIN MEYDANLARI: Yce Allahın Şfi oluşu da hastaların katında belli olur. Hasta olmayınca Şfi ne yapsın? Şfi olmanın anlamı nedir? Onun iin Şfi ismi marazlıları ve arazlıları arar. Tevvab ismi kusurluları ve hatalıları arar. Bunları yani Yce İsimleri bir meslek erbabı, uzmanı gibi dşnrseniz hepsinin tezghı ayrıdır. Nasıl ki bir marangoz kereste arar. Sarraf da altın arar. O hlde Esmal-hsnanın meydanları ayrı ayrıdır. Kararghları ayrı ayrıdır. Hepsi de reise bağlıdır. Cumhur, Yce Allahın esmasıdır. Reisi cumhur da; esmanın başı da lafzatullahtır, Allah ism-i şerifidir. Btn esma ona bağlı olarak alışır.

Sure-i Celilenin ierisinde Yce Allahın peygamberini ve Onun vasıtası ile kullarını mamur etmeyi, yceltmeyi kastettiğini göryoruz. Bunun iin ne kolaylıklar göstermektedir. Esmasını emrimize amade kılmıştır. Bu tabii ki doğrudan insana biraz tuhaf gelir. Allahın esması mı bizim emrimize amade?

                  Göklerde ve yerde her ne var ise sizin emrinize verdim.[2]

 

Size msahhar kıldım, boyun eğdirdim. Bunları derken bunların ne ile olduğunu zannediyorsunuz. Bunların hepsi bir isme bağlıdır. Hep bir esmanın göstergesidir. Dolayısıyla esma niin alışır? Senin iin alışır, Allahın kulları iin alışır. Tevvab ismi kimin iin alışır? Tevbekrlar iin alışır. Şfi ismi hastalar iin alışır. Adil ismi dengeyi, dzeni arayanlar iin alışır. Rahman ismi merhamet arayanlar iin alışır. Velhsıl Rezzak ismi, rızık arayanlar iin, Hadi ismi doğruyu, dzgn, yolda olmayı, istikamette olmayı arayanlar iin alışır. Emre amadedir. Btn bu sıfatlar sendedir, senin iindir, sana yöneliktir. Allahın yön kimden tarafadır desek? Yce Allahın yön olur mu? O yönden mnezzehtir ama senin yönn vardır. Öyleyse benim yzme kim bakıyor? Allah bakıyor. Senin yzne Allah baksın. Bakar mısın? Sana Allah baksın. Yce Allah her an size nzırdır.

O size nzırdır. Sen kime nzırsın. Sen nerede hazırsın, oraya nazırsın. Neredeysen, yzn orayadır. Öyleyse

                  Nereye yönelirseniz orada Allaha durulacak bir yön ( vecih) vardır.[3]

 

Nerede olursanız O sizinle beraberdir.[4]

 

Allah bizimledir.

             Hi kuşku yok ki Allah ihsan peşinde olanların yanındadır.[5]

 

İHSANA İHSAN: İhsanla beraber olanların yanındadır. Eğer sen ihsan ileysen Allahın ihsanı da seninledir. İhsan edene ihsan edilir. İkram edene ikram edilir. İyilik yapana iyilik yapılır. hesabı. O halde her an Rabbinin seninle olduğunu unutma!

Allahın sana ihsanda bulunduğu gibi sende ihsan eyle.[6]

 

İki ihsan intibak eylesin. İki ihsan tetabuk eylesin, buluşsun ve özdeşleşsin.

Tıpkı o, [7]

 

Olsun. Bir olsun.

O sizinle beraberdir.[8]

 

sırrına nail olasınız. İşte bu sırra erişmek iin Yce Allah bizi din ile mtedeyyin eyledi. Btn bu tekliflerle bizleri mkellef eyledi. Maksat sensin; maksud-u ilhi sensin. Senin de maksudun O olursa; iki maksud birleşince lem seyran olur, gnler bayram olur. Artık bizeKutlu olsun bayramın demekten başka bir şey söylemek dşmez. Ey Esmanın ocukları! Bayramınız kutlu olsun.

GECE-GÜNDÜZE GÖRE İNSAN: Bu buyruklar ierisinde kalkınma projesi vardır. Peygamberin nasıl kıyam edeceği, nasıl hamle yapacağı vardır. Bunun şarj edilip, doldurulup gece ve gndze göre ayarlandığını göryoruz. Bakınız insan geceye ve gndze göre farklılık arzeder. Birok cihazlar da böyledir. Gece ile gndz farklıdır. Bu farkı gözetmeden yapılan teknik cihazlar ok hata eder, ok arıza gösterir. Gece ve gndz ayarları diye ayarlar vardır. Bakınız makineye ekiyorsunuz. Gece ve gndz ayarı diyor. Çnk gece sinyalleri ile gndz sinyalleri farklıdır. Gneşin ışığının olduğu yerde birok ışığa yer yoktur. Ama gece, gn ışığı kayboldu mu bu sefer de ışığa fazla ihtiya olur. Aydınlığa ihtiya olur. İşte bu minval zere mhendisler işlerini yrtrler. Çoğunu biz bilmeyiz. Onlar bilir. Senin bilmen gerekmez. Ama buna göredir. İşte gndzn hayrı, gecenin şerri olarak genel anlamda din kltr ierisinden biz bunu ıkartıyoruz. İnsan iin aılım sahası gndzdr. Gece ise karanlık glerin aılım sahasıdır. Başta kuşlar; onlar arasında en karanlık kuş tr yarasalardır. Yarasalara gece yarasın oluyor. Yarasın zamanı gece zamanıdır. Şeytanların, cinlerin cirit attığı zamandır. Şer gler geceleri ortaya ıkarlar. Gece onlara biilmiş kaftan gibidir. Mikroplar geceleyin ok rerler. Gneş ışığı, mikropların dşmanıdır. Onun iin atalar ne demiş: Gneş girmeyen eve doktor girer. İşte Yce Rabbimiz, bu sre-i cellede gecenin şerrinden kulunu sıyırıp kurtarmanın yolunu göstermektedir. Gndzn hayrını da nasıl tahsil edeceğini de özet hlinde aık seik beyan etmektedir. Çnk bu giriştir. Giriş bölmnde muhtasar beyan vardır. Fatiha Sre-i Cellesi Kuranın giriş mahallidir, giriş bölmdr. Girizghtır, muhtasardır.

Gerek cinlerden gerek insanlardan (olur.)[9]

 

(gul) ile başlayan surelere sreleri denmektir. Bunlar, Kafirun Sresi ile başlar. Bu sreler de Kuranın son sözleridir. böylece bitirilmiştir. Şunları şunları söyle.

İstiaze yönleri, muavvizeteyn (Nas-Felk) dediğimiz bölmde özetlenmiştir. Tevhit bölm İhls Sresinde, sesleniş ise Kfirun Sresinde özetlenmiştir. O hlde Kuran seslenişlerden, nidalardan, tevhitten ve istiazeden ibarettir. Son özet budur. İşte bu sre-i celle de giriş bölm kabilindendir, ilk, başlangı sreleri ierisinde yer aldığı iin özet hlinde bu beyanlara rastlıyoruz. Bu özetin, arkadan gelen srelerde yavaş yavaş ziyadeleştiğini, artırıldığını göreceksiniz. Şerhin, tefsirin nasıl yapıldığını, beyan-ı ilhinin nasıl icra edildiğini fark edeceksiniz.

                   Sonra onun aıklaması bize aittir.[10]

 

buyuran Yce Allah, Kuran ierisinde kendi beyanlarını tefsir etmiştir. Aslında başkasına hi hacet yok. Vahiy eşiğine geldin mi? Vahiy beşiğinde yatıp, onun eşliğinde eşleştin mi? Ev köy oldun mu, adam oldun mu başka söze hacet yoktur. O Şfidir, Kfidir, Vsidir. Başka söze o sınırdan uzaklaştıka ihtiya duyarsın. Ne kadar lkenin taşra kısmında yaşarsan o kadar dilin farklılaştığını görrsn. Neredeyse özde ile o taşrada olan birbiriyle anlaşamaz olur. Sanki farklı bir lem gibi olur. İşte ok söze ihtiya uzaklık almetidir. Yakının ki onlara arif denir. Arifin tarife ihtiyacı yoktur. söz buradan gelir. Ona bir işaret kfidir. Btn uluların sonu, son hli Kelmullahta noktalanır. Artık son demlerini vahiyle geirirler. Kimisi Peygamberin kucağında emniyet hissi ierisinde olmayı tercih eder.

CELÂL VE CEMÂL KUCAĞI: Kimisi doğrudan Ceml ve Cellin kucağına atılır. Böylesine ikili bir son vardır. Kimisi Rahmeten lil leminin (lemlere rahmet olan)[11] kucağında Onun huzuruna gideyim, ne olur ne olmaz, emin olan zatın kucağında gideyim der. İmam-ı Gazali Hazretleri vefat ettiği aman yznde Buhari Şerif forması varmış. Böyle tutuyormuş, son nefesini verince yznde mbarek ehadisi nebeviye örts oluşmuş.

Hani ölnn yzn örterler. Buhr Şerif ile yz örtlmş. Son sözleri onlar olmuş. Kimisi böyle İmam-ı Busıri gibi hani. Kimisi de farklıdır. Ceml ve Cellin kucağında gitmek ister; Ataullah İskender gibi. Oraya sığınmış, bunu yeğlemiş, hep o, o, o Onun ddğn almış. Ötekiler ise Reslullah demişler. İki kelime: Resl ve Allah; Reslullah: Allahın Resul. Muzaf ve muzafın ileyh. Resle izafe olmuş. Kimisi Reslu tercih etmiş.

                   Ne varsa onların hepsi fnidir.[12]

 

                   Mutlaka sen de öleceksin, muhakkak ki onlar da ölecekler.[13]

 

sırrıyla bilmezsin iinde ne oluştu. Farklı bir ortamdır. Doğrudan onu da ayırmış. Sadece Allah demiş. Reslu bırakmış, sadece Allah demiş. Bunlar meşrep denilen bir ime hadisesidir, iiştir. Meşrep, ismi mekn anlamına da gelir; mastar anlamına da, kelime olarak mimli mastardır. Bir tr feyizleri ve nurları ime olayıdır. Yani şarj olma olayıdır. Kimisi vesaite başvurur, arada bağlantılar kullanır. Kimisi doğrudan rabt olur. İkisi de şarjdır. Kimisi bilgisayara bağlanarak şarj olur, kimisi de doğrudan şarj olur. Hangisi daha gzeldir? Böyle bir tespit yapmamız mnasip olmaz. Öz nasıl dizayn edildiyse ona göre alışır.

                   De ki: Herkes yaratılışına göre davranır.[14]

 

sırrıyla o minval zere alışır. Ona biz artık karışamayız. Bunların hepsi de gzeldir.

MUHAMMEDÜL-EMİN GÜVENCESİ: Önemli olan Allah ve Reslunn yanı başında olmaktır. Onlardan uzak kalmamaktır. Ama umumun beyanına göre Reslun yanı başında olmak daha emniyetlidir. Çnk Allahın Reslu diyoruz. Allahın, reslunn yanında olduğundan hi şphe yoktur. Ama sen, ben onunla olacağım dersen, ben tek başına, yek başına, Allah ve ben, ben ve o olmak istiyorum dersen; bu ok byk bir girişim, cesaret isteyen ve titretici bir boyuttur. Ayakların kayabileceği de nazara alınmalıdır. Burada (zelletl agdam) ayaklar kayabilir. Çnk ( Allah ise mekir yani tuzak hazırlayanların en hayırlısıdır.) vardır. Yce Allaha gidişte, karşında (hayrul makirin) geidi vardır. Böyle bir geitten gemek zorundasın. Acaba ne hl kesbedeceksin? Durumun ne olacak? Garanti yok. Garanti rislette vardır. Resl geidinden geersen garanti vardır. Onun eşliğinde geersen garantili geersin.

                   Sleymanla beraber lemlerin Rabbi olan Allaha teslim oldum.[15]

 

Dercesine (eslemt mea Muhammedin; Muhammedle beraber teslim oldum.)

Yani (la ilhe illalah)

(Muhammedle beraber lemlerin Rabbi olan Allaha teslim oldum.)demektir.

(Şehadet ederim ki Allahtan başka Tanrı yoktur ve Muhammed Onun Resludr.)

İşte şehadetin anlamı budur.

ŞEHADETEYN ÜZERE OALIM: O halde şehadeteyn zere olmaktan Allah bizi ayırmasın. Reslullah Allahın bize verdiği bir garantidir, sigortadır. Sigortasız kul olmayalım. Sigortalı kul olmak daima emniyetlidir. Allah bizi bu emniyetten, bu Muhammedl- Eminin gveninden, gvencesinden ayırmasın.

20. ayet zerinde gidişimiz devam etmektedir. dan alalım. Yce Allah kullarına merhamet buyurdu. Bakınız bu ilk etapta nazil olan sre-i cellelerdendir. Başından bir şeyin sonunu görmek mmkndr. Eğer ariflik sıfatın varsa, ariflikten bir payın varsa başından bir şeyin sonunu görebilirsin. Onda öyle bir özenek, gözenek vardır. Bir delikik vardır. O delikten sonunu görrsn. İşte burada başından sonunu görme olayı var. Yce Allah kuts rivayette buyurmuş ki:

 

h                    Benim öfkeme rahmetim sebgat etmiştir. Rahmetim gazabımın önne gemiştir.[16]

 

GAZAB VE RAHMET EHLİ: Gazabımın önne geerek onu ikinci plana itmiştir. Tabi ki bu rahmet ehli iin olan bir oluşumdur. Rahmet ehli iin meydana gelen bir cereyandan, bir aılımdan söz ediyor. Merhum olanlar var mı? Var. Rahmete layık olan kişiler var mı? Var. Bunlar kimlerdir? Ehli imandır. Rahmete layık olanlar ehli imandır. Gazaba layık olanlar ise ehli kfr ve tuğyandır. O hlde benim rahmetim gazabımın önne gemiştir. Bu, dnyada Rahman ismi ile tm insanlığın mazhar olduğu bir oluşumdur. Ne o? Rahmete nail oluş. Kfirlerin bu lemde rahmete nail olduğunu göryoruz. Tm insanlar bu rahmete nail olmuş. Nasıl olmuş da öyle olmuş. Fıtrattan getirdikleri, fıtrat zere gelmelerine dokunulmamış bir şekilde. Bunun yz suyu hrmetine dnyada Rahman ismi onları da iine almış ve gazabının önne gemiş. Yani perdeleyerek, frenleyerek ona dur demiş. Rahman ismi Kahhar ismine, Azizn- zntikam ismine, Celline dur demiş.

             Ey Muhammed, sen inkrcılara mehil ver, onlara mukabeleyi biraz geri bırak.[17]

 

Azıcık azıcık, biraz mhlet ver. Gvurcuklar şurada yaşasınlar. Şu gnlk dnyada biraz glsnler, nasıl olsa hep ağlayacaklar, diyor. Dolayısıyla göryoruz ki dnyadayken de bu sır zuhur etmiş. Ama tahsis olunan leme geince iş değişir. Burası amme hasebiyle yaşanan lemdir. (Rahmeten lil lemin) lemidir bu lem. Fakat ölm kuralları değiştirir. Ölm ile lem değişir. Âlem değişince de şartlar değişir. İşte orada ölm ile kffarın işi değişir. Gazap ön plana geer. Rahmet arkaya geer. Artık perde yoktur. Orası perdenin kalktığı lemdir. Engeller kalkar, frenleme olayı kalkar. Sabur ismi devreden ıkar. Olan gvurun zerine olur. İşte ondan sonra zırnık kadar bir rahmete erişemezler. Rahmet devreden ıkmıştır. Rahman ismi artık devreden ıkar. Kahır isimleri devreye girer. Mminler ise dnyada Rahman, ahirette Rahim ismine mazhar olurlar. Bunun iin ukbada Rahman ismi devreden ıksa bile Rahim ismi devreye girer. Mminleri bağrına basar. Bu nedenle mminler hep merhum olurlar. Hep affa mazhar olurlar. Böylece Allahın ltfundan, kereminden bol bol istifade ederler. Burada bu ltfun, keremin bir göstergesi var. Gecenin yarısı, te ikisi, te biri diye tahfif vardır. Bu şeyler arasında srekli gidiş gelişler kaydedildi. Taksimatlar söz konusu oldu. İbre böylece alışıp durdu. Gitti geldi. Sonunda karar kıldı ve Yce Allah şöyle buyurdu:

Yce Allah kesinlikle şunu tespit etti, bildi ve size bildirmektedir ki: Sizden hastaların olacağını, bulunduğunu görd ve bildi. hastalar olacak. Bu nedenle hasta olunca onlara meşakkat verir, zor gelir. Gece kalkışı, gece ibadeti zorluk verir.. Uykuyu bırakıp geceleyin kıyama kalkış onlara zor gelir. Diğerleri ise

Ne yaptı burada Allah, yukarıda yette geti. Bunlardan dolayı Allah size hafifletti. Size kolaylaştırdı. Artık bu zorluklara gerek yok. Onları da aşamalı aşamalı geen dersimizde izah ettik. Bu Allahın rahmetidir.

h                    Kolaylaştırın,zorlaştırmayın..[18]

 

TENZİLİN HER TÜRÜ RAHMETTİR: Kolaylıktır. Kolaylık nerden gelir? Rahmanın rahmetinin, gazabının önne geişinin almetidir. Rahmeti gazabının önne geiyor. O hlde kulları iin yapmayacağı yoktur. Salih kulları iin, sizin iin yapmayacağım yoktur diyor. Hep tenzil ediyor. Birileri ıkmış Mirata Peygamberi Zişanın Musa Nebinin telkinleriyle elli vakit namazı beş vakte indirme konusundaki şefaat isteği ve arzusunu ayıplıyor. Sen Yce Allahı ne zannettin diyor. Pazarlık mı yapıyorsun, alışveriş mi bu diyor. Evet. Ne oluyor sana, dokundu mu? Burada Yce Allah zaten kendisi yapıyor tenzil ediyor. Tenzil rahmettendir. Onun iin isteyeceksin, pazarlık yapacaksın. Pazarlık yapmak snnettir derler. Pazarlıkların en gzeli Allah ile yapılandır. Çnk Allah bize mşteridir. Biz de Allahın mşterisiyiz.

                   Allah, şphesiz mminlerin canlarını ve mallarını Cennete karşılık olarak satın almıştır. [19]

 

Görmediniz mi yette? (İştera) nın faili mşteridir. Allah mşteridir diyor.

Allah mminlerin nefislerine taliptir, mşteridir. Senden nefsini istiyor. Can istiyor senden can. Geen geceki sohbette Cananla can arasındaki bağlantıyı, ilişkiyi kurduk. Kutlu an ile canı birleştirince canan oldu. İşte bu bir mşteriliktir.

(İştera) alış veriş meselesidir. Mademki yce Allah beyan buyurmuştur. Sana ne oluyor? Alışverişte tenzilat snnettir. Allahla da olsa yapılır. Kullarıyla hayli hayli yapılır. O adamlara glyorum. Onlar alışverişin kurallarını bilmiyorlar. Eğer böyle bir şey Allahla caiz olmasaydı kullar iin hi caiz olmazdı.

Kullar arasında ki meşru olan şeyler Allah iin de meşrudur. Boyutları farklıdır. Ama öz mana hasebiyle caizdir. Oradan kulları zerine izdşm oluşmuştur. Gölge oluşmuştur. Onun gölgesidir. Bizim yaptıklarımız, bizim meşru dediğimiz ve meşru olarak ortaya koyduğumuz şeyler ilhidir. Nerden indi de meşru oldu. Onu meşru kılan Allahın msaadesidir, Allahın iznidir. Onu meşrulaştıran Odur. Eğer Onun msaadesi olmasaydı gayri meşru olurdu. Meşru olmazdı o zaman. Caiz değil, doğru değil derdik. O hlde doğru olan doğru görmştr ki doğruluğa özenenlerin konumu biraz önce hadiste geti.

 

h                    Doğruluk, insanı iyiliğe, iyilik de cennete götrr, doğruluktan ayrılmayın[20]

 

Doğruluk insanı nereye götryor. İşte o nedenle yce Allah tarafından doğrulanmıştır.

                   Allah peygamberinin ryasını tasdik etmiştir, doğrulamıştır.[21]

 

Yalancı bir rya değildi. Aslı esası olmayan bir rya değildi. Vahiy menşeli bir rya görd. Ben bunu doğruluyorum ve bunun böylece ıkacağını sizlere haber veriyorum diyor.

İşte burada Yce Allahın tahsis yapmasının, kolaylık göstermek iin olduğunu göryoruz. Kolaylık göstermek, Yce Allahın şanındandır. Sakın sıkıntılı bir mesele ile karşılaşınca hemen ben bunu yapamam demeyiniz, bekleyiniz. O yerine oturacaktır. O sizin göznzde klecektir. Allahın kolaylaştırması sizde vaki olunca, dilinden (rabbi yessir)ler döklnce o işin ne kadar suhuletli, ne kadar kolay, ne denli tatlı olduğunu göreceksin. Onun iin hemen peşin hkml olmayın. Surete aldanmayın. Sabırlı olun. Neticeyi bekleyin. Onun iin;

h                    Teenni Rahmandan, Acele şeytandan [22]

 

denmiştir. Sakın acil davranmayın. Yce Allah hastaların olduğunu veya olacağını bildiği iin verdiği hkm tahfif etti, kolaylaştırdı. Böylece kolaylaştırmaya sebepler ortaya koyuyor. İnsanlara da diyor ki; o hlde siz de benim aık hkmlerimin olmadığı yerde hkm koyduğunuz ve koyacağınız zaman bunları esnekleştirin. Değişmez bu tamamen böyledir deyip gemeyin. Buna şartlar ekleyin. Şu şartlar altında bu böyle olur. İlla böyle olması gerekmez. Gördnz m? Talil edin, meseleyi tahlil edin, esnek olun ki bu mmete, insanlığa kolaylıktır. İşte burada verilen bir hkmn hangi şartlar altında kolaylaştırılan hkmlere dhil olacağı beyan ediliyor. Burada kolaylaştırılmasına sebep hastalık illetidir. Her zaman bizim işlerimizde şu şartlar altında şöyle yapılır esnekliği vardır. Namaz skıt olur mu? Olmaz. Sadece uygulama pozisyonu değişir. Şartlara göre eninden, ucundan budanır. Bu Nasrettin Hocaya havale edilmez. Yce Allah bunu kendisi yapar. Ama Onun hkmlerinin dışında, Reslunn hkm dışında yapacak olursan işte o zaman ehli olanlar ve Nasrettin Hoca devreye girer. Şimdi kuşa benzedin cinsinden olur. Tabi ki Yce Yaratanın kuşuyla oynanmaz. O, bir şey iin ders vermiş. Tabii ki Yce Allahın ortaya koyduğu en gzelidir. Onun dışındakiler benzetmeden ibarettir. Çoğu da benzetemez. Yzne gözne bulaştırır. Benzetme işi sanat işidir. Teşbih biliyor musun ki bir işe yarasın. Bilmiyorsan yzne gözne bulaşır. Benzetme yerine şişirme, abartma yaparsın. Tam tersine ortalığı karıştırırsın.

Hastalar olacak, Allah bunu kesinlikle tespit buyurdu. Tahfifinin sebeplerini aıklıyor. Yce Allah bunları niin kolaylaştırdı? Niin kolay gelen şekilde yapınız dedi. Çnk iimizden hastalar olacak. Başka

diğer bir bölk grup ise Yeryznde sefer eder.

Yeri tepmek, toprağı tepmek demektir. Bu yolculuk yapmaktan kinayedir.

CÜNDULLAHIN YÜRÜYÜŞÜ: Çnk yolculuk ayağı yere vura vura yapılır. Pat pat pat gidersin. Rab rab rab gidersin. Asker, cndullah rab rab yrr. Cndullah dışında kalanlar ise pat pat yrrler ve patır patır döklrler. Rab rab yryenler minel-ferş ilel-arştır. Pat pat yryenler ila cehenneme zmeradır[23] . Onun iin her yryş, Allahın adıyla Rab diyerek olmalıdır. Bak ne diyor? demek demektir. Bu işin hazar lemindeki tefsiridir. Yeryznde sefer ederler. En yksek dereceli sefer, askerin seferidir. Sefer var sefer bağırıyor, davullara vuruyor sevinten. Dğn bayram ediliyor. Nereye Kosavaya, Viyanaya

Sefer adamlar dğn ede ede bayram ede ede yrrler. Allahın ordusunun marşlarını söylerler. O kösler o şeyler de ne heybet var değil mi? İnsanın damarları harekete geiyor. İnsanın kalp atışları ritimleri değişiyor. Can geliyor. Diğerleri adamı öldryor. Şeytan ddkleri. Birisi rab rab diye diye öteki pat pat diye diye gidiyor. Doğru yrsene pat pat ne yapıyorsun öyle. Pat pat gidince tabi patlaya patlaya gidiyor. Canı patlayası, atlayası der cinsinden.

Darbederler, vururlar. Bu neden kinayedir. Yrrler, yolculuk ederler. Yolculuk etmekten kinayedir.

demek ki demektir.

, Sefer ederler, yolculuk ederler. Ordunun seferinin maksadı farklıdır. Ticaret erbabının seferinin maksadı farklıdır. Bunlar, farklı farklı şeylerdir. Hırsızlık iin de adam sefer eder. Peki namazı kısaltacak mı? Kısaltmayacak mı? Ya adam hırsız, hırsızlığa gidiyor. Bunlar fıkıhta var, okursunuz. Kasr-ı salt caiz mi değil mi? Bu seferi olur mu olmaz mı? Maksatları farklı. Âli olan maksatlar var; insanı ulviliğe götrr. Sefil olan maksatlar da esfeli safiline götrr.

                   De ki: Herkes yaratılışına göre davranır.[24]

 

h                    Ameller niyetlere göredir.[25]

 

Bu yeryznde sefer edenler ne yaparlar.

Burası hl cmlesidir.} { Min zamiri nin failinden hldir. Hm zamirinden hldir. Bu nedenle oğul gelmiştir. { } Allahın fazlından, kastederek, mit ederek, talep ederek, maksat edinerek, ideal edinerek, dileyerek yeryznde sefer edenler vardır.

YOLCULUK MEKANİZMASI: Seferi olan adamın zaten yorgunluğu, bitkinliği vardır. Var da vardır. Trl trl sebepleri, nedenleri vardır. Seferi olan adamın zaten sefer boynuna binmiştir. Bacaklar boyuna alışıyor. Yorgunluğu, bitkinliği vardır. Trl trl sebepleri nedenleri vardır. Yolculuk, bir sıkıntıdır, meşakkattir. Sefer insana meşakkat verir. Ben oturuyorum, uakla gidiyorum. Otursan da fark etmez. Sen otururken farkında değilsin. Yolculuk mekanizman alışıyor. Senin kaba yerlerin oturuyor ama sefer niyeti var ya mekanizma alışıyor, o motor alışıyor. Dolayısıyla sen yorulursun. Yorulmak sadece ayağının altıyla olmaz.

Bu adam nin neresine uyacak. Neresini vurdu ki uakta yolcu olmaz, seferi olmaz diyor. Çnk o darb etmiyor yeri diyor. Mesele senin pabucunun hareketi değildir. İindeki sefer mekanizmasının alışmasıdır. Bu mekanizma alışmazsa yine noksan olursun. Çalıştığı hlde gereğini yapmazsan yine mahrum olursun. Mekanizmayı devreye sokmuştun. İstesen de istemesen de o mekanizma devreye sokuldu. Bazı şeyler var ki yöneliş niyettir. Senin illa aklınla niyet etmen gerekmez. Suyun başına vardın mı, elini altına koydun mu; bu temizlik niyetidir. Onun iin dil ile ayrıca niyet etmene gerek yok. Abdeste niyet ediyorum demene gerek yoktur. Gusl abdestinde; sen suyu döknme anında ne yapıyorsun. Oynamaya geldim suyla mı diyorsun. Onun iin sefer de böyledir. Sen ister niyet et istersen etme; yolculuğa ıktığını bilmen niyettir.

TEYSİR PAKETİ: Ne yaptığını bilmen niyettir. Bu nedenle o bilgi mekanizmayı devreye sokar. Gereğini yapmazsan sorun senindir. Mekanizma alıştığı an ruhsat devreye girer. Buna uymazsan Allahın hediyesini hor görmş olursun. Teysir paketini geri evirmiş olursun. Teysir paketi var. Allah, kolaylaştırma paketini sana gönderdi. Hz. Ömer : Bu Allahın size bir ltfu ve keremidir, onu kabul edin dedi. Bu Allahın size bir armağanıdır, onu kabul edin. Allahın fazlını aramak, Allahın fazlını ummak, Allahın fazlından devşirmek, kazanmak; gayeleri budur. Allahın fazlından olan bir nasip arıyorlar. Sefere gidiyor. Nereye gidiyorsun. Amerikaya gidiyorum. Ne yapacaksın orada? Biraz kredi alacağım. Adamın seferinin maksadı ne? değil. Min fazli Amerika. O buraya girmez. O buraya dhil değildir. Mmin nereye giderse gitsin, Allahın fazlından talep etmelidir. Karşısındaki adama min fazlik derken bile o kenin arkasında Allah olduğunu bilmelidir. O işin suretidir, görnen yanıdır. Çnk Yce Allah:

                   Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden verirler.[26]

 

O halde sen birisinden isterken (min fazlik) derken bunun;

                   Allahın sana ihsanda bulunduğu gibi sende ihsan eyle.[27]

 

FAZLIN İKİ AÇILIMI: Allahın sana ihsan ettiği gibi sen de ihsan et demek olduğunu unutma. Aşağıda gelecek, göreceğiz. Diğer bir grup derken kastedilen Allahın fazlından talep ediyor, Onun fazlını araştırıyor oldukları hlde, kendilerine bunu maksat edindikleri hlde yeryznde yolculuk yapanlardır, sefer olanlardır.

fazıldan murat, (Fazl, Kuranda birok yerde rızık olarak da kullanılmıştır.) Mfessirimiz, ticaret vasıtası ile Allahın rızkını arayanlar diye tefsir etti. Diğer bir grup Allahın rızası ile Allahın rızkından talep edenlerdir. Yani kazan peşindedir. İşi, gc vardır, ticaret yapıyordur, işte buraya dhildir. Onlara da kolaylık olsun diye yaptım bu işi diyor. Çnk onlar yorgundurlar, geceleri yorgun bir biimde derin uykudadırlar, ona kalk namaz kıl, Kuran oku, demek zorlaştırıcı bir olaydır. Bu nedenle Allah onları bildi, tespit etti, işte onlara kolaylık gösterdi, diyor. Diğer bir ikinci tevcih Allahın fazlından talep ederek , demektir. demektir. İlim talebini kastederek böyle yolculuk ederler. Okulda okuyordur, falan lkeye, filan lime sormaya, ilim öğrenmeye gidiyordur. Gnmzde de olmakla birlikte eskiden bu tr seyahatler daha oktu. İlim aramak da buraya dhildir. İlim aramak da Allahın rızkından talep etmektir. Yeryznde sefer edenlerin bir kısmı da bu şekildedir. demektir. Burada talim ve ders alma yön ile ilim öğrenmeyi kastetmiştir. Diğerleri Allah yolunda savaşırlar. Şimdi mfessirimizin dikkatini ekiyor. [Ve] ile bağlantı sağlayarak yukarıdakine bunu bağlayınca ( ) (vav) iki şeyin msavatını gösterir. Atıf vavı ile bir şey atfedildiği zaman matuf, atfolunanın derecesindedir. İkisi aynı derecededir. Tesviye iindir. Mfessir, bu (vav) atfından hareketle Allah yolunda savaşanla hellinden rızık kazanan kişi arası bu yette msavi kılındı, denkleştirildi, diyor.

HAKKA SAYGI DUYAN EMEĞE SAYGI: Birisi Allah yolunda savaştı birisi de oluk ocuğun rızkını temin iin uğraşıyor. Buna mktesip diyoruz. İkisi aynı derecede kılındı. Niin Çnk hellinden kazanmak ve bu yönde verilen uğraş da Allah yolunda cihattır. Şu byk şerefe bakın. Onun iin o insanlara saygı duymak lazım. Çoluğunun ocuğunun rızkını temin amacıyla emek veren emekilere saygı duymak lazımdır. Bakınız kitabımız onları Allah yolunda savaşan mcahitlerle eş değerde görmştr. Bunun iin emeğe saygı sözne saygı duyuyorum. Ama saygılı insanların ağzından ıkmak şartıyla saygı duyarım. Ükğıtıların, yiyicilerin onu bunu vasıta kılarak onun bunun sırtından geinerek söyleyenlerin söz değil. Bu nedenle emeğe saygı sözne saygı duyuyorum. : İbnu Mesud Hazretleri bu konuda şöyle demiştir: Hangi adam ki Mslmanların yaşadığı herhangi bir şehre, (ticari olan) bir şeyi, sabrederek, sevabını hesap ederek, sevap planı yaparak, sevap umarak, sevk eder ve o götrdğ şeyi, gnlk rai bedeliyle (piyasa bedeliyle) satarsa, o Allah katında şheda mertebesindedir. Veya Allahın değerlendirmesiyle şheda platformunda, şheda mertebesinde değerlendirilir. Hem dnyada hem ukbada. Tabi bu girişimi bozmadan yrtrse. Bu girişimi Allah adıyla yrterek sevabını umarak yrtmesi inanlı olduğunu gösteriyor. İki şart var. Birincisi daha şehre girmeden yolda cambazlar vardır. Bu kişiye ne istiyorsun derler, işte şu. Daha pazara sokmadan o malı adamın elinden alırlar. Bunu yapmayacak, onlara hayır diyecek, vermeyecek. Ta pazara kadar getirecek. Kolay mı, cihat? Orada daha kolay tabii, ver gitsin, kurtul. Oraya kadar getirebilmesi bir cihattır. Çnk bu işin cambazları var, yerine göre adamın canını alıyorlar. Öldrrm seni, diyor. Oraya götremezsin biz alacağız diyorlar. Pazara kadar gitmesine engel oluyor. O elliye satacaksa öteki yetmiş beşe, yze satıyor. Malı pahalaştırıyor. İstediği fiata kendisi piyasa oluşturuyor. İşte kalpazan diyebileceğimiz bu kimselere sabretti ve sabırdan maksat Allahtan sevap umarak, bu bir ecirdir, bu bir cihattır. Peygamberimiz böyle buyurmuştur, ashabından böyle rivayet gelmiştir, ben bunu cihad maksadıyla yapıyorum, diyor. Ve getiriyor oraya tm emekleri sarf ediyor ve piyasada o gnn değeri neyse o fiyattan satıyor. Ambarda bekletmiyor. Bekletip piyasa ykselsin diye dşnmyor. Stok yok. O gn ne ise Allahın akışına, onu bir akım kabul ediyor, o akıma kapılıyor ve Allahtandır bu esinti, diyor. Çnk rai bedeli Allah oluşturur. Peygamberden narh istediler. Yani Peygamber (as) den pazardaki rai bedeli ykseltmeyi istediler. Narhı Allah kor, buyurdu. Zamı Allah verir dedi. Kendileri bir şey söylemediler. Zamı Allah verir dedi. Kuranda böyledir; piyasayı Allah oluşturur. Ama tabii ki kğıtılar serbest piyasa olsa da oradan buradan mdahale ediyorlar. Bunun adı da serbest piyasa oluyor. Piyasa gerekten serbest olmalıdır. Serbestten maksat ilahi esintiye, dalgalanmaya teslim olmak demektir. İşte bu adam da öğleden sonra ıkarayım, herkes satsın, kimsenin elinde kalmayınca ben piyasaya ıkayım, demiyor. Böyle maksatları yok. Allahın rızasını hesap ve kitap ediyor. İşte o gn satarsa bunu, Allah katında şhedadan olarak yerini alır veya dnyada iken şehit muamelesi görr. : Abdullah b. Ömer de şöyle demiştir: Allah ölm tarzlarından bir ölm yaratmış değil, benim öleceğim ölmlerden bir ölm, Allah yolunda öldrlmekten sonra öleceğim ölmlerden hibirisi daha sevimli değildir bana veya daha sevimli bir ölm yoktur Allah yolunda öldrlmekten sonra ölmemden , demek deve palanının ön ve arkası, tesniye bir kelime, aslı (şubetani) bunun izafet sebebiyle (nun)dşmş, bu deve palanının arasında demektir. Bir tr semer oluyor bu. Biz buna diğer hayvanlar iin eyer de diyoruz.. Eğerin arasında olduğum halde. Yeryznde sefer ediyor olarak, Allahın fazlından dileyerek. Bu hayvanın zerinde, semerinin arasında rızık aramaktan daha gzel bir ölm yoktur, Allah yolunda ölmekten sonra. Böyle bir ölm tercih ederim. Rızık ararken ölmek benim iin ikinci bir derecede bir ölm tarzıdır, diyor. Bu da teşviktir, Allah yolunda rızık arayarak ölmenin ne kadar bereketli mbarek olduğu, kutlu bir ölm olduğu ifade edilerek dinimizde ticarete verilen önemi göryorsunuz. Askerlik yapanla, hayatını rızık elde etme yönnde kazanan kişinin sayi aynıdır. Ne gzel Allah mbarek eylesin. { } O hlde ondan, size kolay geleni okuyun.

TAHFİFE GERÇEKTEN UYUN: Yukarda getiği iin burada zamirle geldi. Ondan kolay geleni okuyun. Kolaylıkla ilgili emri yce Allah tekrar etti. neden dolayı? Ashabın tedbirli, son derece tedbir göstermesine karşılık, tedbir ortaya koyduklarından dolayı tahfifi tekrarladı.. Yani şaka değil bu, gerekten, kolay geleni okuyun. Bunu laf iin söylemedim, diye onları ikna etmeye alışıyor.. Çnk onlar acaba böyle mi geiştiriverdi, bu da olabilir mi demek istedi. Siz yine ötekini yapın mı demek istedi. Böyle zımnen bir anlam yok demek iin bunu tekrar ederek vurguladı. Onların bu yöndeki ihtiyatlı hareketlerine karşılık böyle emrin tekrarını göryoruz. Bunlar bize de örnektir. Hangi topluma hitabediyorsun. Onun iin toplumun durumuna, konumuna göre hitabını yapacaksın. Tekrarları ona göre yapacaksın. Burada edebiyattan öğreneceğimiz şeyler de var. { } Ondan kolay geleni okuyun. Kuran okumak; bunun zerinde ok durduk ama; Demek ki yce Allah tekrar ediyor. Bizim de tekrar etmemiz gerekiyor. Tekar tekrar söylyorum. Allahın Aziz Kitabını okumak kadar insana bahtiyarlık veren, huzur veren bir başka ibadet yoktur. Tilavetl-Kuranın eşi yoktur. Namaz da onunla şereflenmiştir. Kuran namazla değil namaz Kuranla şereflenmiştir. Şereflinin teşrif ettiği makam nasıl şereflenmesin? O makam kıyam makamı namazın kıyamı, o makama tilavet teşrif edince namazı gzeller gzeli kılmıştır, namazı en efdal ibadet kılmıştır. Çnk

h                    Benim mmetimin en stn ibadeti Kuran okumaktır.

CANA CAN, RUHA RUH KATAN KURAN: Kuran okumak hem gönllere sefadır, hem akıllara devadır. İnsana hem akıl, fikir hem can verir. Çnk Kurn ruhtur. Kurnın bir ismi de ruhtur. Ruh zerine ruh kazanıyorsun. Can zerine can kazanıyorsun. Kurn okuduka canlanıyorsun. Ne kadar okursan o kadar canlanıyorsun. Kadarını artırmak istiyor musun? Daha ok oku. İşte Allah tekrarla hayrın nerede olduğunu kullarına işaret ediyor. Üzerine basa basa söylyorum ki ondan size kolay geleni okuyun. Ve bakın burada mfessir, namazın iindeki Kurn mı kastedildi, dışındaki mi diyordu? Bakın şimdi Kurn okumanın ayrı bir şey olduğu anlaşılıyor. Çnk ayırıyor. Ve buna ilaveten namazı dosdoğru kılın. Veya şöyle diyebiliriz: yine namazın iindeki Kuranı kastetmiştir ama namazın iindeki Kurnın bir başka olduğunu belirtmek iin böyle söylemiştir. Ama Allah, burada namazın da maksut olduğunu belirtmek iin tahsisun bizzikr yaptı. Ve özellikle namazı kılın diyerek vurgu yapmasına tahsisn bizzikr diyoruz.

                  Namazlara ve orta namaza devam edin[28]

 

namazları kılın diyerek ve özellikle ikindi namazını derken (Bu ikindi namazı zaten önceden namazların iinde vardı.) önemini belirtmek iin tahsisn bizzikr yapıyor.

İKİNDİNİN FARKI: Özellikle ikindi namazını kaırmayın, özellikle onu kılın. Çnk o tam böyle karambole gelebilir. İkindi ok farklı bir vakittir. İşte burada da özellikle namazı kılın. Yani tilaveti namazla birlikte yrtn. Öyle bir incelik var. Farz namazı dikkatlice kılın, hakkıyla kılın. { } Zekatı verin. Vacip olan -farz olan- zekatı verin. { } Ve Allaha bor veriniz. Ödn veriniz.

ALLAH İLE ALIŞVERİŞ: Gördnz m ticaret nasıl oluyormuş bakınız. Ödn alıyor. Allah istiyor, bana ödn verin, diyor. Ama bana derken o kendi zatına meftun olanları kasteder. Kendisine yalvaranları kasteder. Kendisinde fani olanları kasteder. Kendi kudretinin ağuşunda aciz olanları kasteder, isteyemeyenleri kasteder. Olur ya bazen bir arkadaşınız vardır, son derece ihtiyacı vardır ama bir trl isteyemez ya, sen gidersin onun yerine istersin. Aman Allahım şu dostluğa bakınız. Yce Allah dostunu hi mağdur eder mi?

                   O Salihlerin dostudur, velisidir.[29]

 

İsteyemeyenin yerine isteyiveriyor diyor. Allaha verin derken fukaraya verin demek istiyor. Kendisi ne yapsın? Ganiyyn anil lemin[30] olan zat ne yapsın. Sen de diyorsun ki bana şunu verir misiniz? Bakın Hasana şunu verir misin demeyeceksiniz. Bakın buradan bunu öğreniyoruz. Eğer arkadaşın iin istiyorsan şuna verir misin demeyeceksin. Bana verir misin diyeceksin. Onlar zaten ezilmiş. Onun adını orda ezmeye hakkın yok. O zaten iffetinden söyleyemiyor. Yzsuyu dökeceksin. Onlar yzsuyu dökmeye değer kişilerdir. Azizler iin her şeyini seferber edeceksin. Yce Allah madem onlar adına isteyiveriyor, biz kim olduk. İşte toplum böyle olsa, yerlere serilmez, ayaklar altında kalmaz.

MÜSLÜMANIN DERDİYLE DERTLENMELİYİZ: Karnını doyuran kendini dşnyor, köşeye ekiliyor. Oh gel keyfim gel. Nerde senin derdin, sen niye dertsizsin? Sen de acı duymalısın. Ezilmişlik hissetmelisin. Sana Allah vererek bir şekilde belini doğrultmuş. Ama senin belinin doğru olmaması lazım. Hem beli kırıkların acısını, eğrilerin acısını duyman lazım. Bunun iin onların iinde olmalısın. Hastaların muhtaların iinde olmalısın. Onların ektiklerini ekmelisin, hissetmelisin. Onlara destek olmalısın. O sağlığının bedelini böyle ödemelisin. Aksi takdirde ok gl bir belanın gelip oranı buranı parampara edeceğinden hi kuşkum yoktur. Eğer böyle bir şey gelmeyecekse istidracından korkarım, cehenneme doğru yuvarlanmandan endişe ederim. Niin hi zlmyorsun, tasalanmıyorsun?

peygamberinin ilanını duymadın mı?

h              Mslmanların dertleriyle dertlenmeyen onlardan değildir. [31]

 

Onlardan olmadığını ispat etmiş olursun. İlgilenmemekle onlardan olmadığını, kendi kendine gelin gvey olduğunu, bir zandan ibaret Mslman olduğunu bilmelisin. Bunlar gnmz iin önemli ahvaldir. Kendi iimizde de böyle dertler oktur. Allah derdimizi dermanımızla ziyade buyursun. Yukarda zekatı verin diyor, tamam zekat farzdır. Onu vermezsen zaten işin bitiktir.

DEĞERLİ BÜTÜN: ZEKÂT: Yekpare olamazsın, parampara olursun. Pazar yerinde paraları satıyorlar, bir de btn olarak satıyorlar. Hangisi değerli. Btn değerli değil mi! Paracı diyor, beş kuruş. Eğer beş kuruş kazanmak istiyorsan paracı olursun, buna diyeceğim yok. Ama zekt btnlğ ifade eder. Zekt, İslamın şartlarından bir tanesidir. O olmadı mı o zaman paraya dönşrsn. Eczaya dönşrsn, Allah korusun. Btnlğn bozmuş olursun. Para olmaktan Allaha sığınırız. Şimdi burada bunu böyle söyledikten sonra Burada yeniden bir istek var, bor verin. Zekt senin borcundur, verdin, zerine vaciptir. ise benim borcum olacak kulum diyor, ben borcumu senden aldım, şimdi ben sana borlanmak istiyorum. Bu ok yce bir değer nk dnyadaki borlular borcu neyse onu alırlar. Fazla alamazlar, fazla alırsa faiz alır, haramdır. Ama Yce Allah aldığına kat kat veriyor. Ben veririm diyor, siz vermeyin siz muhtalarsınız. Ben faiz veririm. Ben zenginim. Ama siz olmaz. Sizden istemiyorum. Birbirinize karşı işlerinizi faizle halledip bitirmeyin. Ama kendisi veriyor. Sen bir verirsin, O sana en az on verir. Bu tabii dnyada bereket olarak sana gelir. Bazen bu bereket manev olur, keramet olarak ortaya ıkar; bazen de zahir şekilde cereyan eder, fiziki olarak da artış görrsn. Kişi o zaman On liram vardı czdanda harcıyorum, harcıyorum hl bitmiyor. Devamlı on lirayı göryorum. demeye başlar. Söyleme kimseye, bereket gelmiştir. Bereket hi tkenir mi? Bereket Rahmandandır. Ama dili durmaz adamın, şom ağzı sonunda uğursuzluğunu czdanına da isabet ettirir ve böylece aklının derdine dşer. Ah aklıma mı yanayım mı derler, ondan sonra yanar durur. Bu dnyada bu şekilde artış da görrsn. Bazen yzn yze dönştğn görrsn. Bu yz lira nerden geldi bana? Benim yz liram yoktu dersin. Tamam işte, ses etme.

             Allahın rahmetinden dolayı Ey Muhammed, sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın şphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onlara mağfiret dile, iş hakkında onlara danış, fakat karar verdin mi Allaha gven, doğrusu Allah gvenenleri sever.[32]

 

sırrıyla al, onu kullan. Bazen böyle de olur ama işin genel yapısı manevi oluşudur. Tazminat ahirette olacaktır. Allah vaat ettiği şeyleri kullarına sonsuz lemde, en muhta olduğu gnde verecektir. Senin adına onları saklamaktadır. Eğer O, saklamasaydı, oraya yatırmasaydın buradan götrmen mmkn olmazdı. Çelik kasalara doldursan da, dnya bankalarına yatırsan da her şeyin tarumar olduğu gn kasa mı kalır, tasa mı kalır? Hepsi yok olur gider. Onun iin şimdiden yatırımını Allaha yapmalısın. Bu da karz-ı hasendir. Bu Allaha verilmiş kabul ediliyor. Yani Allahın kullarına verilen bor Allaha verilmiş gibidir. Sen ona ne verdiysen onu alırsın. Elli verdin elli alacaksın. Onun faizini Allah verecek, Allahtan alacaksın.

Sözlkte garzın anlamı temyizdir, demektir. Kesmek anlamındadır. Garz demek Arapada demektir. Bu durumda ismi faili olan (mugriz) kelimesi ağrazadan agriz. - - - - bunun ismi faili Bu durumda bunun anlamı bu miktarı kesen kimsedir. Bu miktarı malından onu veren kişidir. Başkasına malından bir miktarı kesiyor, koparıyor, kotarıyor. Onu bir başkasına verdiği iin buna (garz) deniyor. Verdiği şeye (garz) deniyor. Btnden ayırdığı para demektir. Yani mal canın yongasıdır. Canından veren kazanır. Malından değil canından. Adamın canından verdiğini nerden bileceğiz. Malına aksettirmesi lazım. Maldan veren aslında candan verir.

VERMEK KOLAY DEĞİL: Çnk vermek kolay değildir. O insanın canıyla btnleşmiştir. Mal sevgisi vardır. Kalbi mal sevgisiyle meşbudur (doludur).

                   Kadınlara, oğullara, kantar kantar altın ve gmşe, nişanlı atlar ve develere, ekinlere karşı aşırı sevgi beslemek insanlara gzel gösterilmiştir. Bunlar dnya hayatının nimetleridir, oysa gidilecek yerin gzeli Allah katındadır.[33]

 

Nefse bu şeyler sevdirilmiştir. Nefis o mal ile mlk ile mpteladır. Bu da bakalım kesip verecek mi? Hani böbreğimin birini kesip kardeşime vereceğim. Kesip ona veriyor. Tıpkı bunun gibi canından, bedeninden bir parayı muhta olana veriyor.

tasadduk eden de böyledir. Mutasaddık kişi de böyledir. Şer anlamda tasadduk eden kişi Malından bir miktarı ayırır. Allah iin tahsis eder. Allah iin kılar. Bu Allah iindir der. Böylece onu Allaha vermiş olur. Her ne kadar doğrudan Allaha değil, ihtiya sahibine verse de Allah iin ayırdım bunu demesi işte bu manayadır. Allaha vermiş olur.

 

h                   Yksek (te olan) el alak 8ta olan) elden stndr.[34]

 

Bu , yedl- mnfık, infak edenin eli; yeds-sfla ise, fakirin elidir. Dolayısıyla veren el, alan elden stndr. Bir de sfi bakışı var. İşin arka plandan değerlendirilişi var. yı nasıl insana nispet edersin diyor. (Yed) Allahın bir sıfatıdır.

                  Allahın eli onların elleri zerindedir. [35]

 

Asla o altta kalmaz. O daima sttedir. El- yedl- ulya, Allahın yedidir. Dolayısıyla yed mnfık; infak eden Allahtır. Allah veriyor.

                  Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden verirler. [36]

 

infak eden gerekte Allahtır. Onun iin Yce el Allahın elidir. Öteki de muhtacın elidir. İster zengin olsun ister fakir olsun, Allaha göre hepsi muhtatır. Zengin de gelirine muhtatır. O da gelire muhtatır. Gelirini kestiğin anda o da bitiyor

Yce Allah burada kendi nefsini izafe etti, nispet etti. Buradaki eylemin hedefi olarak Allaha verilecek. Eylemin hedefi kendisidir. Bu fiili neden kendisine nispet etti.

Veren kişinin fakirin başına kakmaması iindir. Onu kendisine minnet duyurmaması, minnet ettirmemesi iin. verdiği şey konusunda o şeyle onun zerine. Onun zerine minnet olmasın diye. bunun izahı şudur. Çnk fakir. Tasadduk edenin yardımcısıdır.

Bu manevi yaklaşımda. Çnk Allaha fiziki yaklaşım söz konusu değildir. Manevi yaklaşımdan söz ediyoruz. Ttasadduk ederek kişi Allaha yakınlık kazanmış olur. Çnk her yaptığımız hayrın sebebi Allaha gurbiyettir. Allaha yakın olmak iin biz o işi yapıyoruz.

Bu ise sadaka veren iin mmkn olmaz. bu onun zerinde bir minnet oluşturmaz. Kişinin fakire bir şeyler vermesi, ona yardımcı olması fakir iin oluşturmaz kendisi zerinde bir minnet oluşturmaz. O infak eden iin olmaz diyelim. İnfak ettiği fakirin zerinde bir minnet oluşturmaz. bir minnet. Bu onun zerinde bir minnet hakkı oluşturmaz. Tasadduk edenin fakire minnet etmeye hakkı yoktur.

Bilakis minnet hakkı fakirindir. Onun zerinde. O sadaka verilenin zerinde bir hakkıdır. Fakirin hakkıdır.

MİNNET FAKİRİN HAKKIDIR: Eğer başa kakmak gerekirse sen bana Allaha yaklaşmak iin, kirli şeyini aklatmak iin verdin. Ben bunu yaptım, akladım seni, pakladım. Senin zerinde benim hakkım var, deme hakkına sahiptir. Verenin değil verilen kişinin onun zerinde minnet hakkı vardır. Çnk onun ykn taşıyor. Verdiği yatırımdır, bu yatırımı onunla postalıyor. Adam bunu taşıyıveriyor. Sen ona ne ödedin? Verdiğin para, gönderdiğin şeydir. Postaya gönderdiğin zaman beş milyar gönderdiğin zaman adam sana bununla kabul ediveriyor mu? Bunun creti şu kadar diyor. Elli lira vereceksin diyor. Bu kadar para gönderiyorsun diyor. Sen onu ödedin mi? Sana onu da verecek. Fazlasını da verecek. Adam da taşıyıveriyor. Taşıma parası nerde. Onun iin eskiler diş kirası derler. Diş kirası bunun iin yapılmıştır. Arifler tarafından, arif olan atalarımız tarafından ortaya ıkarılmıştır.

{ } Gzel bir bor veriniz. Sadece garz vermek, bor vermek yetmez. Öyle bir bor ki gzel bir bor olsun.

Helldan verin. Hasen dediği şey, , tayyibendir yani hellden verin. Haramdan değil. İhlsla, samimiyetle verin. Onun iin incitme, znt olmasın. Başa kakma olmasın. En gzel bir şekilde verin ki, verdiğiniz bor en gzeli olsun, en iyisi olsun. Davranışlarınızda buna göre olsun, verme tarzınız, verdiğiniz şey; hep en gzel şekilde olsun.

{ }

Kendiniz iin gönderdiğiniz şeylerin, hayra dair kendiniz iin ahrete postaladığınız, Allaha gönderdiğiniz şeylerin, Allah adına verdiğiniz şeylerin karşılığını

bulursunuz o şeyi Sevabını o şartın cevabıdır

Allah iin verdiğiniz herhangi bir hayır yani verirseniz bu şart anlamında bir cmledir. da onun cevabıdır. Bu nedenle dşmştr. idi. Cevap olarak meczum olduğundan dolayı böyle dşmştr.

O verdiğinizi siz nerde bulacaksınız? Bu gönderdiklerimi ben ahrette hangi ambarda aramam, sormam lazım. Allaha gider onu Rabbine sorarsın. Rabbinin katında bulursun onu.

{ Allah katında bulursunuz onu. O verdiğiniz şeyi. Hayrın ta kendisi olarak. Tam bir hayır olarak bulursunuz.

Geriye bıraktığınız şeylerden daha iyi olarak bulursunuz. Hayran ismi tafdil olduğu iin hayran kelimesinin ok kullanılmış şeklidir. Neden? Tafdil olarak kılınan şeyi.

o şeyden daha iyi, hayırlı olarak bulursunuz ki Öldkten sonra geriye bıraktığınız şeyler. O halefiniz sizin. ve arkanızda bıraktığınız şeylerden daha iyi daha faydalı daha gzel olarak gönderdiklerinizi Allah katında bulursunuz.

{ } { } hayran meful sanidir bu. nun ikinci meful kelimesidir. Peki hve nedir? { } İkisinin arasında gelmiş fasıl zamiridir.

Önmzdeki hafta buradan alarak devam ederiz.



[1] Şuara26/80

[2] Casiye45/13

[3] Bakara2/115

[4] Hadid57/4

[5] Ankebut29/69

[6] Kasas38/77

[7] Neml27/42

[8] Hadid57/4

[9] Nas114/6

[10] Kıyamet75/19

[11] Enbiya21/107

[12] Rahman55/26

[13] Zmer39/30

[14] İsra17/84

[15] Nmel27/44

[16] Buhr, Tevhid55; Mslim, Tevbe14; İbn Mce, Zhd35

[17] Tarık86/17

[18] Buhr, Megazi60, Ahkm22; Drim, Snen, Mukaddime24

[19] Tevbe9/111

[20] Buhr, Kizbten Nehy,5629; Mslim, Yalanın irkinliği 4719; Beyhak, Şuabl-İman,4601

[21] Fetih48/27

[22] Tirmiz, Bir 66

[23] Zmer39/71

[24] İsra17/84

[25] Buhr, Bedyl-vahy1, İman41; Mslim, İmaret155; Eb Davd, Talak11; Tirmiz, Fezaill-Cihad16; Nesa, Taharet60; İbn Mce, Zhd26

[26] Bakara2/3

[27] Kasas38/77

[28] Bakara2/238

[29]Araf7/196

[30] Al-i İmran3/97

[31] Tabern, Muceml-Evsat, hadis no:7686

[32] Al-i İmran3/159

[33] Al-i İmran3/14

[34] Buhr, Zekt 17;Mslim, Zekt 32; Eb Dvd, Zekt 28; Tirmiz, Zekt 38; Nes, Zekt 52; Ahmed, Msned, II,5092; Mlik, Muvatta,Sadaka 2

 

[35] Fetih48/10

[36] Bakara2/3