Buyuk Turk Bayragi
 
Ana Sayfa
Damlalar
Tefsir
Dini Bilgiler
Milli Mesele
Hikmetler
Akademik
Resimler
Duyurular
İletişim
"Türkiye'nin yükselişi ithal fikirlerle olamaz! Hiçbir yabancı, Türkün menfaatlerini Türk milletinin kendisi kadar düşünemez!" (Alparslan TÜRKEŞ)

Vatan Namustur

MİLLİ MESELELERİMİZ

"Toprak bütünlüğümüzü, devletimizin ve milletimizin bölünmezliğini hedef alan hâinlere karşı Türk milleti olarak ayağa kalkmalıyız!" (Alparslan TÜRKEŞ)

"Vatan şarttır. Vatanı korumak; ırzını, namusunu ve dinini muhâfaza etmektir. Çünkü bunlar, vatanla muhâfaza olunur. Vatana hürmet, şühedâya (şehitlere), ecdâda hürmettir. Her günah, her suç bağışlanabilir ama vatana ihânet suçu başka! Vatana ihânet nesilden nesile, batından batına intikal eder!" (Mehmet FEYZİ Efendi)


"İstanbul'un fethinin 555. yılını idrak ediyoruz. Konuyla ilgili iki satır yazmadan önce önemli bir kaç noktaya dikkat çekmek istiyorum. Batı dünyasının Türklüğe karşı öfkesinin temelinde iki kilit olay vardır. Bu iki olay tam bin yıl arayla gerçekleşmiştir. Bunlardan ilki; Türklerin beşinci asrın başlarında Karadeniz üzerinden Avrupa içlerine doğru ilerlemesidir. Bu büyük hareketlenme sırasında önüne kattığı kavimlerin büyük bir göç dalgası meydana getirerek Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşüne zemin hazırlamasıdır. İlkinde Türk hakanı Attila tarih sahnesindeydi. İkincisi de; Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethederek Doğu Roma İmparatorluğu'na son vermesidir. Yani Roma'nın doğusunu da batısını da Türkler çökertmiştir. Her iki Türk devlet adamı da en kritik aşamada zehirlenerek öldürülmüştür..."

"İstanbul'un fethinden söz ederken, Attila'yı hiç anmamak olmazdı. Fatih de bizim, Attila da bizimdir. Bunlar bizim cetlerimizdir. Soyumuzdan gocunacak, yüksünecek hiçbir ayıbımız yoktur. Ondandır ki, koca Türk tarihinde, Ermeni Soykırımı yalanından başka dillerine dolayacakları bir tek ayıp, diğer milletlere karşı işlenmiş bir zulüm tespit edememişlerdir. Bu yalanın bu kadar büyütülmesinin ve gündemden düşürülmemesinin bir nedeni de budur..." Devamı


Allah'in askerleri...
"Hiç kimse bedenini kemiren ve onu yok etmeye çalışan mikroplara karşı, onları yok etmek veya tesirsiz hale getirmek için yaptığı mücadeleden ötürü ayıplanamaz ve kınanamaz. Tam tersine bedenini korumak ve kollamak için herhangi bir çalışma yapmadığı zaman ayıplanır ve kınanır. Aynen öyle de yurduna, milletine, mukaddesatına ve töresine yapılan saldırılara ve imha hareketlerine karşı da aynı duyarlılıkla çağın gerektirdiği silahlarla karşı koyma ve tesirsiz hale getirme faaliyetleri yüzünden hiçbir millet ayıplanamaz ve kınanamaz. Tam aksine adı geçen değerler uğruna ilgili türden düşmanlara karşı mücâhede ve mücâdele etmemek ayıptır; bırak ayıbı, böylesine bir vurdumduymazlık ihanettir. Yüce Rabbimiz bizleri böyle bir ayıptan ve böylesine bir ihanetten muhâfaza buyursun, âmîn!" Devamı
Turk askeri yenilmez!

Mehmet Feyzi Efendi'den Vatan ve Millet Sevgisine Dair Sözler
"Türk milletinin uyanması lâzımdır! Bütün gayrı millîler (Türk olmayan unsurlar) köşeleri-bucakları kapmışlar, birbirlerini koruyorlar, birbirlerine sahip çıkıyorlar. Memleketin idâresini ellerine almışlar! Hakiki Türkler ise, önceki imparatorluğun verdiği rehâvet (gevşeklik) ve şöhret ile hâlâ eski kafadalar! Gayet mütevâzi bir vaziyette hayatlarından memnunlar! Ama uyanmaları lâzım! Çünkü elde ne imparatorluk kaldı, ne de eski hâkimiyet! Elde bir avuç toprak kaldı! Uyanmalı, gözünü açmalı ve memleketin önemli noktalarına gelmelidirler! Dinine, vatanına, milletine, ırzına ve nâmusuna sahip çıkmalıdırlar! Kendi, kendine sahip çıkıp; kendisi, kendisini idâre etmelidir! Bu memlekette söz sahibi kendisi olmalıdır!" (MFE)

MEYDAN

Şu yeryüzü er meydanı, gönül sevmez her meydanı,

Yüreksiz yorgan döşek, koç yiğite ver meydanı!

***

Başbuğlar tuğ kaldıranda, atlar dizgin dolduranda,
Malazgit'te, Çaldıran'da, Sakarya'da gör meydanı!

***

Kaytan bıyık bura bura, Gakkoş, Dadaş sıra sıra,

Elaziz'de çayda çıra, Erzurum'da bar meydanı!

***

Ey içi boş, dışı süslü! Ey kirli, yüzü paslı!
Yetişsin Âsım'ın nesli, etsin sana dar meydanı!

***

Geldiği gün kutlu çağrı, bas, titresin yerin bağrı!

Doğu'dan Batı'ya doğru, bir yay gibi ger meydanı!

***

"Ben Türküm!" de, dur sözünde, yürü Bozkurt'un izinde,
Kalmasın şu yeryüzünde, şerirlere şer meydanı!

***

Tanrı Kut Mete çağından, son Peygamber kucağından,

Hacı Bektaş ocağından, açık bize sır meydanı!

***

Hayaller kalınca güdük, açıldı surlarda gedik,
Mehter sustu, öttü düdük, rezil oldu Pir meydanı!

***

Yeryüzünde kalsan da tek, eğme boyun, öpme etek!

Çin seddinden Nemçe'ye dek, yeni baştan sar meydanı!

***

Bak neler var dünlerinde, acı-tatlı günlerinde,
Dumlupınar önlerinde, Mehmetçik'ten sor meydanı!

***

Sancaklar kalmasın Ay'sız, Boz Ok'lar, Üç Ok'lar yaysız,

Soyunu bilmeyen soysuz, düşmanına kor meydanı!

***

Ayrılık can pâresidir, sıla, gurbet çaresidir,
Ahi Evran töresidir, yârenlerle yâr meydanı!

***

Dön ardına bir bak hele, hâtırana neler gele,

Dar boğazda Çanakkale, tarihin en zor meydanı!

***

Git danış büyük ceddine, sor Doğu'da Çin seddine,
Girmek kimlerin haddine, sen açmazsan bir meydanı!

***

Çabuk söner şişirdiğin, soya çeker devşirdiğin,

Kırk Bismillah'la girdiğin, meydan, şimdi kir meydanı!

***

İtibar olmazsa ere, düşmana kim göğüs gere?
Kör döğüşü olan yere, derler elbet kör meydanı!

***

Uyanınca Türk'ün özü, gerçekleşir Tanrı sözü,
Olur bir gün şu yeryüzü, insanlığın hür meydanı!
NİYAZİ YILDIRIM GENÇOSMANOĞLU

 

Ana Sayfa / Damlalar / Tefsir / Dini Bilgi / Milli Mesele / Hikmetler / Akademik / Resimler / Duyurular / e-posta /