SÜNNÎ DÜNYADA BELLİ BAŞLI MEHDÎLİK HAREKETLERİ

 

ÇELİK, Alperen,  Sünnî Dünyada Belli Başlı Mehdîlik Hareketleri, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İslâm Mezhepleri Tarihi (İlâhiyat Anabilim Dalı), Danışman: Prof. Dr. Mustafa ÖZ, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, Ekim 2005.

Anahtar Kelimeler: Mehdîlik, Sünnî Mehdîler, Somali Mehdisi, Sudan Mehdîsi, Mağrib Mehdîsi

ÖZET

Biz bu çalışmamızda öncelikli olarak “Mehdî” inancının kökenlerine inmeye, hangi toplum ve kültürde ortaya çıktığına, İslâm toplumundaki akislerine, Mehdî konusundaki hadislere değinmeye çalıştık. Hemen hemen bütün din ve kültürlerde kendine bir yer edinmiş olan kurtarıcı bekleme inancının İslâm toplumunda da geniş tesirlerinin olduğunu görmekteyiz. Hatta bu o derecedir ki; İstanbul’u fethetmek için hazırlıklar yapan II. Mehmet’e bazı din bilginleri karşı çıkmışlar, “İstanbul’u Mehdî fethedecektir” demişlerdir. Özellikle Şia Mehdî inancını inanç esasları arasına yerleştirmiş, bunu kabul etmeyenlerin kâfir olacağını ileri sürmüşlerdir. Sünnî dünyada mehdîlik hiçbir zaman inanç esasları arasında kabul edilmemesine rağmen sayılamayacak kadar çok mehdîlik iddiasında bulunan kişi ortaya çıkmış, bunların bir kısmının etkisi çok cılız olmuş ve çevresindeki birkaç kişinin ötesine geçememişken, bazıları koca devletlere kafa tutup onlarla savaşacak ve hatta devlet kuracak kadar da geniş etkilere ve büyük kitlelere sahip olmuştur.

Çalışmamızın birinci bölümünde kullanacağımız metod ve kaynaklar hakkında bilgi verdikten sonra ikinci bölümde mehdîliği kavram ve köken olarak incelemeye çalıştık. Üçüncü bölümde ise Sünnî dünyada etkili olmuş belli başlı üç mehdîlik hareketi olarak Mağrib Mehdisi İbn Tûmert, Sudan Mehdîsi Muhammed b. Ahmed ve Somali Mehdîsi Muhammed b. Abdullah’ın önderliğinde ortaya çıkan hareketleri ele aldık. Bunu yaparken de bu kişilerin hayatlarını, ortaya çıktıkları dönemin siyasi ve sosyal şartlarını da yansıtmaya çalıştık.

ÖNSÖZ

Gelecekte ortaya çıkacak kurtarıcı fikri insanın yapısı ve içinde yaşadığı siyasî ve sosyal şartlar gereği tüm toplumlarda ve inançlarda farklı farklı isimlerle, kısmen farklı özelliklerle de olsa yer alan bir düşüncedir. Geleceği beklenen kurtarıcının ideal zamanı her dinde ve inançta merak konusu olmuştur. Genelde ise bu zaman dünya hayatının sonuna doğru olacağı kabul edilmiştir. Mevcut durumda ideal mutluluğu bulamadıklarına inanan insanlar kendi dönemlerinden sonra hayatın daha da kötüye gideceği şeklinde bir endişeye sahiptirler. Müslümanlar arasında da bu düşüncenin izlerini görmemiz mümkündür. Hemen hemen bütün Şiî fırkalarda mehdîlik inanç esaslarındandır. Ancak Sünnîlerde durum bundan biraz farklılık arzetmektedir. Zira Sünnî Müslümanlar arasında Mehdî inancını ve böyle bir kurtarıcının gelişini kabul edenler olduğu gibi bunu kabul etmeyen, böyle bir beklenti içerisinde olmanın Müslüman toplumu atâlete sevkedeceğine inanan, bu konuya inanmayı gerekli kılacak sahih bir rivayetin de olmadığını ileri sürenler de vardır.

Bu inancın doğruluğunu veya yanlışlığı bir tarafa,  kabul etsek de etmesek de tarih böyle bir gerçeğin izlerini taşımakta, bu inancın etkisiyle ortaya çıkan bir takım hareketlerden bize haberler vermektedir. Bunlar zaman zaman büyük ordulara karşı muzafferiyetler kazanmış, devlet kuracak kadar geniş kapsamlı hareketler olmuştur. İnsanların bu konudaki beklentileri de göz önünde bulundurulursa mevcut yapısı gereği bu inancı kabul etmesi pek de zor gözükmemektedir. Bu yüzden de bu iddiayla ortaya çıkanlar her zaman için kendilerine taraftar bulmuşlardır.

Biz bu çalışmamızda öncelikli olarak “Mehdî” inancının kökenlerine inmeye, hangi toplum ve kültürde ortaya çıktığına, İslâm toplumundaki akislerine, Mehdî konusundaki hadislere değinmeye çalıştık. Hemen hemen bütün din ve kültürlerde kendine bir yer edinmiş olan kurtarıcı bekleme inancının İslâm toplumunda da geniş tesirlerinin olduğunu görmekteyiz. Hatta bu o derecedir ki; İstanbul’u fethetmek için hazırlıklar yapan II. Mehmet’e bazı din bilginleri karşı çıkmışlar, “İstanbul’u Mehdî fethedecektir” demişlerdir. Özellikle Şia Mehdî inancını inanç esasları arasına yerleştirmiş, bunu kabul etmeyenlerin kâfir olacağını ileri sürmüşlerdir. Sünnî dünyada mehdîlik hiçbir zaman inanç esasları arasında kabul edilmemesine rağmen sayılamayacak kadar çok mehdîlik iddiasında bulunan kişi ortaya çıkmış, bunların bir kısmının etkisi çok cılız olmuş ve çevresindeki birkaç kişinin ötesine geçememişken, bazıları koca devletlere kafa tutup onlarla savaşacak ve hatta devlet kuracak kadar da geniş etkilere ve büyük kitlelere sahip olmuştur.

Çalışmamızın birinci bölümünde kullanacağımız metod ve kaynaklar hakkında bilgi verdikten sonra ikinci bölümde mehdîliği kavram ve köken olarak incelemeye çalıştık. Üçüncü bölümde ise Sünnî dünyada etkili olmuş belli başlı üç mehdîlik hareketi olarak Mağrib Mehdisi İbn Tûmert, Sudan Mehdîsi Muhammed b. Ahmed ve Somali Mehdîsi Muhammed b. Abdullah’ın önderliğinde ortaya çıkan hareketleri ele aldık. Bunu yaparken de bu kişilerin hayatlarını, ortaya çıktıkları dönemin siyasi ve sosyal şartlarını da yansıtmaya çalıştık. Bunların yanında her ne kadar kendisi tarafından bu iddia edilmese de müntesiplerince Mehdî olduğu ileri sürülen Bediüzzaman Said Nursî’nin de bu konudaki görüşlerine yer verdik.

Beni böyle bir çalışmaya teşvik eden ve çalışmamın her safhasında yardımlarını esirgemeyen hocam Prof. Dr. Mustafa ÖZ’e, gerek ders döneminde, gerekse tez döneminde rehberliğine başvurduğum hocam Doç. Dr. Mazlum UYAR’a, desteğini her zaman hissettiğim eşim Rabia’ya ve motivasyonumu yüksek tutma konusundaki gayretlerinden dolayı değerli dostum Nevzat ŞENSİZOĞLU’na teşekkür ederim.