Buyuk Turk Bayragi
 

VATAN-MİLLET SEVGİSİ

1.      (13)- Mefâhirlerimiz:

Mefâhir-i Dîniyye’yi (dînî değerleri), mefâhir-i milliyyeyi (millî değerleri) ve vatanı muhafaza için ta’lîm-taallüm etmek, askerlik yapmak da lâzım.

2.     (187)- Onda Dokuzu Türklerde:

Cenâb-ı Hak, muhafazakârlığın onda dokuzunu Türk milletine vermiş. Bu, Allah’ın bu millete bir lutf-u ilâhîsidir. [1]

3.     (349)- Milliyetin Gelişmesi İslâmiyet’in Gelişmesi Demektir:

Milliyetimiz gelişirse, İslâmiyet gelişir.

4.     (350)- Önce Millî Bünyenin Islâhı:

Her millet evvelâ kendi millî bünyesini ıslâh etmeli; sonra İslâm milletleri el ele vermeli. Çünkü, kendi başına ayakta duramayan kimseler, el ele verince daha çabuk yıkılırlar ve düşerler!

5.     (531)- Nikâh ve Zinâ:

Dinimiz nikâhı helâl; sifâhı (zinâyı) haram kıldı. Nikâh-ı sahîhten gelen nesil, anasına-babasına, cemiyete, millete, vatana ve beşeriyete fayda verir. Sifâhtan gelenler, emîn değildirler, sır tutamazlar, hayâsız ve yalancı olurlar.

6.     (547)- Bir Milletin Birbirleriyle Uğraşması:

Bir milletin parçalanması, birbiriyle uğraşması âfettir. Bütün bu parçalanmalar, münâzaa (yersiz tartışmalar) neticesindedir; Kur’ân’ın irşâdından uzaklaşma neticesindedir.

7.     (643)- Bu Memleketi Beğenmeyenler:

Bu memleketi beğenmeyenler, abâsını omzuna alıp, beğendiği yere gitmeli; fitne ve fesâda sebep olmamalı!

8.     (398)- Anarşinin Kaynağı:

Üstâd (Bedîüzzaman), Denizli mahkemesinde: “Bu milletin dinle olan râbıtaları ve bağları çözülürse, o zaman anarşi olur” demişti. O zaman: “Anarşi neymiş?” diyenler, şimdi bu hali görsünler!..

9.     (411)- Din ve Milliyet:

Dinle millet, etle kemik, sırtla karın gibi birbirleriyle kaynaşmıştır. Kâbil-i tefrîk imkânı yoktur.

10.                  (669)- Her Fertte Millî Bir Sadâkat Lâzımdır:

Millî bünye, bu bünyeden daha önemli, daha sağlam daha üstün ve daha câmîdir. [2] Bunun için her fertte millî bir sadâkat lâzımdır.

11.                  (670)- Vatan Şarttır:

Vatan şarttır. Vatanı korumak; ırzını, namusunu ve dinini muhâfaza etmektir. Çünkü bunlar, vatanla muhâfaza olunur. Vatana hürmet, şühedâya, ecdâda hürmettir. Her günâh, her suç bağışlanabilir; ama vatana ihânet suçu başka! Vatana ihânet, nesilden nesle, batından batına intikâl eder.



[1] Bu konuda Muhammed b. Müslim’den rivâyet edilen bir hadîs için bkz. Taberî, Târîh, ІІ, 487 (І-V, Beyrut, 1407); Gümüşhânevî, Râmûzu’l-ehâdîs, 4140 nolu hadîs.

[2] Efendim Muhammed Feyzî bu cümleyi: “Millî bünye, ferdî bünyeden daha mühimdir” şeklinde de ifade buyururlardı.