KADIN-ERKEK, EVLİLİK-ÂİLE HAYATI

1.      (177)- Erkek ve Kadın:

Erkek küll’dür. Kadın ise erkekten bir cüz’dür. Kadının erkeğe meyli, cüz’ün külle olan meyli gibidir. Bunun için kadının erkeğe meyli, erkeğin kadına meylinden daha fazladır. Fakat kadında hayâ olduğu için bu meyli perdeler. Kadının meylinin çok olmasının bir hikmeti de, âile saâdeti ve neslin devamıdır.

2.      (784)- İlmin Ortadan Kalkması:

İlmin ref olması demek, ulemânın kalplerinden ilmin alınması demek değildir. Ulemânın inkırâzı ve terzîli sebebiyle ilim ortadan kalkacak. İlmin ref olması, cehlin zuhûru, kadınların çoğalması kıyâmet alâmetlerindendir.

3.      (385)- Kadının Süslenmesi:

Kadında fıtraten kendini gösterme, beğendirme arzusu vardır. Kadın, zaîfedir; takviyeye muhtaçtır. Bunun için kadına, süslenme mübahtır. Fakat, evinde erkeğine karşı olmalıdır.

4.      (386)- Erkeğin Süslenmesi:

Erkeğin süslenmeğe ihtiyacı yoktur. Erkeğin süsü; ciddiyeti, vakârı, sadeliği ve şecaatıdır.

5.      (790)- Şehvetle Bakmak:

İslâm, âilesinden başkasına şehvetle bakmayı haram kılmıştır. Kim olursa olsun, insana öyle bir duygu geldiği zaman, hemen uzaklaşmalı, başını aşağı eğmeli ve şu duayı okumalıdır: Allâhümme tahhir kulûbenâ vağfir zunûbenâ ve hassın cevârihanâ ani’l-harâm.[1] Başka türlü bakabilir; ama şehvetle, âilesinden başkasına asla! Kur’ân, gözlerini bağlayın dememiş; kirpiklerinizi indirin buyurmuş.[2]

6.      (811)- Her Mümin Veliyyulahtır!

Tasdîk nûruna mazhar olan her mümin velâyet-i âmme hasebiyle veliyyulllahtır. Kâmil velâyet ise, birçok şartlarla ancak tahakkuk eder. Hatta nikâh-ı sahîhten gelmesi bile şarttır.

7.      (531)- Nikâh ve Zinâ:

Dinimiz nikâhı helâl; sifâhı haram kıldı. Nikâh-ı sahîhten gelen nesil, anasına-babasına, cemiyete, millete, vatana ve beşeriyete fayda verir. Sifâhtan gelenler, emîn değildirler, sır tutamazlar, hayâsız ve yalancı olurlar.

8.      (89)- Nesnaslar:

Helal-haram tanınmaya tanınmaya, nikâh- sifah bilinmeye bilinmeye, tevbe ve istiğfar edilmeye edilmeye hep nesnaslar[3] çoğalıyor.

9.      (94)- Kur’an Fârıktır:

Kur’an fârıktır; hakkı-bâtılı, meleği-şeytanı, nikâhı-sifahı, helali-haramı tefrik ederek yaşayalım.

 



[1] Anlamı: “Allahım! Kalplerimizi arındır; günâhlarımızı bağışla ve organlarımızı haramdan koru.”

[2] Bkz. Nûr, 24/30-31.

[3] Nesnas: Rûhen hayvanlaşmış, insan görüntüsündeki haylaz, yaramaz ve zararlı tipler.