![]() |
![]() |
|
|
|
|
ÇáÍãÏ ááå ÑÈ ÇáÚÇáãíä æÇáÕáÇÉ æÇáÓáÇã Úáì
ÑÓæáäÇ ãÍãÏæÚáì Âáå æÕÍÈå |
|
ÈÓã Çááå
ÇáÑÍãä ÇáÑÍíã |
|
|
Bir mübârek geceye
adım atarken Gök kapıları
dünyaya açıldı, Bölük bölük allı-pullu melekler KASTAMONU ufkuna birden
saçıldı. |
Çırptıkça
kanatlarını feriştehler Bulutlar
dört bir yana dağıldı Ellerinde
yeşil yeşil bohçalar Her tarafa
misk-ü amber dağıldı. |
||
|
*** |
|||
|
Duyulmuştu gönüllerde
bir acı darlık Sebebini bilemedik a
dostlar! Gidiyormuş meğer
beldemizden serdarlık Edemedik takdir a dostlar! |
FEYZ'in
etrafını sarmış MELEK'ler Vermişler
Yaratan'dan mutlu haberi Ya
MUHAMMED! Vakit geldi demişler Çağırmışlar
RUHUNA candan içeri! |
||
|
*** |
|||
|
Efendim suya sürmüş
tenini Sığayıp
hazırlamış yenini Oğlu-kızı
çağırırken ÂDEM'e Girivermiş huzur dolu
âleme! |
Grafik
için doktor tutarken kolunu Yarılamış
Efendim kutlu yolunu! Döndürerek
MEVLÂ'ya yönünü Derkeylemiş nefesinin sonunu! |
||
|
*** |
|||
|
Ey bu MİRÂC'ın
kutlu yolcusu! Allah de gir artık
yola demişler İsm-i Celâl'in şerif kokusu Sana yâr olsun artık
demişler! |
Lebbeyk deyip
boyun eğmiş Efendim İsmâilce
vermiş HAKKA boynunu Açıvermiş
cevher dolu koynunu Teslim
etmiş cân-u gönülden Efendim! |
||
|
*** |
|||
|
Beşâretler
işaretler gelirken Bekler idi bir mübârek
geceyi Müezzinler ikindiyi
gözler iken Söyleyivermiş o
aşk dolu heceyi |
Yaklaştıkça
huzura kabul saatleri Artıyordu
gittikçe neşeleri Takır
takır vurur iken kalpleri Köz
gibi yanardı yüz ve elleri. |
||
|
*** |
|||
|
"ALLAH" diyerek
yürümüş CÂNÂN'a Teslim etmiş ruhunu RAHMÂN'a Selâm edip evlâd-ü ihvâna Takvâ ile tavsiye
etmiş Efendim. |
Helâl
etmiş cümle nâsa hakkını Birleştirmiş
uzaklarla yakını Başlattı
beldemize kutlu akını Sefa ile
yürüdü HAKKA Efendim. |
||
|
*** |
|||
|
Mirâc-ı Nebî'den ederken sohbeti Duyarlar, duyururlardı
kutlu hasreti Sunardı yâranlara nisbet şerbeti Âfiyetler çekerek
CÂNÂN Efendim. |
"Ağlayalım,
inleyelim" diyerek Hasret
libaslarını giyerek Tâ
derinden âhlar çekerek Koştu
ğufrâna MÜŞTÂK Efendim. |
||
|
*** |
|||
|
Gelince özlenen gece
nihâyet Açıldı yollar
oldu selâmet Bir bütün ömür hepsi
kerâmet Girdi ummâna daldı
Efendim. |
Feyziler
saçıp ömrü boyunca ÖMER'ler SAİD'ler nurlu yolunca Sıddîk-ı
EKBER SÂDÂT kolunca Tuttu
yolunu gitti Efendim. |
||
|
*** |
|||
|
Kemâliyle vâris oldu selefe Sohbet nurlarını
saçtı halefe Aşk ve şevk ile
hedefe Attı okunu vurdu
Efendim. |
Sen İSRÂ'ya olunca ehil Ref olup gitti bilâddan cehil İlm-ü
irfânı bıraktın kefil Mârifetle
uçup gittin Efendim. |
||
|
*** |
|||
|
Müjdeler vererek ehl-i İSLÂM'a Hidâyetler dileyip ehl-i hüsrâna Adâleti affı her tür
vicdâna Serperek ekip gittin
Efendim. |
Sabr-u sebât
dileyerek herkese Zikrullahı
katarak her nefese Vedâ edip
candan şu kafese Eyvallah
deyip gitti Efendim. |
||
|
*** |
|||
|
Müminlere şefkat
kanadın gerdin Fitneden-fesattan
kaçınız derdin Dünyamıza RAHMET
olarak geldin Rahmetler saçarak gittin
Efendim. |
Feyzinle
sıvardın aziz vatanı Zikrederdin
daim altında yatanı Nefretle
anardın vatan satanı Vatanın
koynuna girdin Efendim. |
||
|
*** |
|||
|
Din-i İSLÂM,
VATAN, MİLLET ülküsü Oldu gönüllerde visâl
türküsü HUBBÎLİKLE
kurarak sevgi köprüsü Geçip üstünden gitti
Efendim. |
Türlü
dertliler gelince yanına Şifâlar
feyizler işlerdi kanına Umutlar
içinde bakardı yarına Müjdeler
vererek gittin Efendim. |
||
|
*** |
|||
|
Sen ettikçe hakikatları beyân Gelirdi kalplere ervâhtan
selâm Raks ederdi gönülde
iman Şen ve esenlikle
gittin Efendim. |
Nurlu
elleri tatlı sözleri Sevgiler
saçan şehlâ gözleri Şefkatler
yüklü ulu özleri TÜRÂBÎ
olup gitti Efendim. |
||
|
*** |
|||
|
Çocuktan bile
vardı hayâsı Her ânı, her yanı
gönül sefâsı Seçmişti ONU Yüce Mevlâsı SEÇKİNLER
içinde gitti Efendim. |
Bir
takım câhiller etmiş cefâyı Bulmuşlar
hayatta türlü belâyı Görünce
ondan sıdk-u sehâyı Vardılar
yanına, aldı Efendim. |
||
|
*** |
|||
|
Sohbet-i tedris ile geçti
hayatı Oldu kerâmet sabr-u sebâtı Dersler verdi âleme onun
vefâtı Kerâmetle girdi tabuta
Efendim. |
Bir SEBT
ki, MUSA'nın günü Alınca
kara haberi unuttu dünü Kalbime
bir hüzün sürgünü Dikti
derinden gitti Efendim. |
||
|
*** |
|||
|
Yayıldı haberi
cümle eflâke Işık tuttu ona
"LEVLÂKE" Yapıştı
salına ins-ü melâike Eller üstünde gitti
Efendim. |
Konulmuştu
sarığı salına Yakışmıştı
tamca şânına Nurlar
kokular dört bir yanına Dağılarak
gitti cânım Efendim. |
||
|
*** |
|||
|
İlâhî bir saltanat
gemisi Veya kutlu bir
kervanın reisi Edâsıyla
çağırdı onu RABBİSİ Baş üstüne dedi gitti
Efendim. |
Uğurlar
olsun ey manamızın sultanı Sen
olasın dâim gönlümüzün yârânı Rabbımızın katında dile bize ğufrânı Kalplerimiz
Feyzinde, dermân Efendim. |
||
|
*** |
|||
|
Bir mahşer-i suğrâ gibiydi defn günleri Toplanmıştı
ardında mana erleri Esti ufuklardan
RAHMÂN yelleri Cümle âlemi okşadı
gitti Efendim. |
Bir ravza oldu kabri CENNETTEN Akın
etti yanına müminler gurbetten Haberini
alan vazgeçerek işretten Toplandılar
yanında gitti Efendim. |
||
|
*** |
|||
|
Âşık idi Rasûl ile CEMÂLE Bunun için
aldırmadı mâl-ü melâle Nihâyet Miraç'ta erdi visâle Bereket üstüne bereket
aldı Efendim. |
Rabbın
Rahmetiyle bakardı halka Yönelirdi
özüyle daima Hakk'a Olmuştu
gönlü hilm ile yufka Rahmet-i
Rahmâna koştu Efendim. |
||
|
*** |
|||
|
Geçti Şâbân, geldi
işte Ramazan Anıyoruz,
arıyoruz sizleri her ân Kabrinizden doğru
eyleyiniz dermân Kılıç gibi
kınından çıkıp gitti Efendim. |
Dururken
safa, verirken selâmı Söyler
iken müezzin kutlu kelâmı Bakarım
size sağda mı solda mı Gözden
nihân olup gitti Efendim. |
||
|
*** |
|||
|
Yalnız gecelerim
hasretle doldu Yüzüm-gözüm bir acîb oldu Güller bülbülsüz
sararıp soldu Bahara ererken gitti
Efendim. |
Gidince
sizler yer-gök bulandı Sahte
kollar bir bir sıvandı! Dünya
sizsiz zaten yalandı Yalandan
gerçeğe gitti Efendim. |
||
|
*** |
|||
|
Düşürme YÂ RAB bizi
fitne-fesâda Olsun kalplerimiz dâim
sefâda Feyzinle birleştir
dostları ukbâda Yârandan ayrıldı
gitti Efendim. |
Olasın
her dem sevdiğin NEBİYLE Perverde
olasın hasb-ü hâliyle Bizleri de
doyurun himmetleriyle Himmetlere
gark olup gitti Efendim. |
||
|
*** |
|||
|
Yanındasın MUSA'nın her an yanında Gözünde,
kulağında, kalp ve kanında Allah'ın Rahmeti Yüce
katında HUZURA DALDI
GİTTİ EFENDİM! |
1
Ramazan 1409 / 7 Nisan 1989
|
||
|
*** |
|||
|
ŞÇá Çááå ÊÚÇáì İí ßÊÇÈå ÇáßÑíã íÇ
ÃíåÇ ÇáĞíä ÂãäæÇ ÕáæÇ Úáíå æÓáãæÇ ÊÓáíãÇ Çááåã Õá Úáì ÓíÏäÇ ãÍãÏ ØÈ
ÇáŞáæÈ æÏæÇÆåÇ æÚÇİíÉ ÇáÃÈÏÇä æÔİÇÆåÇ æäæÑ ÇáÃÈÕÇÑ æÖíÇÆåÇ æÂáå æÕÍÈå æÓáã
æÇÌÚáäí æÓíÏí ãÍãÏÇ ÇáİíÖí æÃÍÈÇÆåãÇ ãÚ ãÍãÏ Úáíå ÇáÕáÇÉ æÇáÓáÇã ÃÈÏ ÇáÂÈÏíä
Âãíä |
|||
|
|
|
|
|