CANDAROĞULLARI BEYLİĞİ MİMARÎSİ’NDE CELÎ YAZI

Gedik, Ahmet, Candaroğulları Beyliği Mimarîsi’nde Celî Yazı, Yüksek Lisans Tezi, Danışman: Doç. Dr. Fevzi GÜNÜÇ, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İslâm Tarihi ve San’atları Anabilim Dalı Türk-İslâm Sanatları Bilim Dalı, Konya, 2005.

ÖZET

“Candaroğulları Beyliği Mimarîsi’nde Celî Yazı” adlı bu çalışmamızda, Candaroğuları’nın başlangıcından 1461 tarihine kadar inşâ edilmiş olan mimarî eserlerdeki kitâbelerde bulunan celî yazı, hat sanatı bakımından kronolojik olarak incelenmiştir.

Çalışmada şu sonuçlara varılmıştır: Özellikle bazı mimarî eserler ve bânîleri yeniden isimlendirilmiştir. Yine bazı mimarî eserler, kitâbeleri evvelce yanlış analiz edildiğinden dolayı, tekrar tarihlendirilmiştir.

Beyliğin kitâbelerindeki celî yazılar, bazı özellikleriyle Selçuklu geleneğini sürdürürken çoğunlukla, hat sanatındaki yeni gelişmelerin takip edilebildiği örneklerdir.

Sonuç olarak, incelenen dönemdeki kitâbeler, sadece mimarî eserin kimliğini veren bir kaynak/belge olmalarının yanı sıra, beyliğin dili, kültürü, tarihi hakkında da bilgi verirler. Kitâbeler, beyliğin hayat tarzını yansıtan ve yapıların estetik bütünlüğünü tamamlayan birer şaheser durumundadır.

SUMMARY

            In our research-work titled “The Celi Script in Chandar Emirate’s Architecture” celi scripts on the inscriptions on the monuments which were built from early of Chandars to 1461 were examined cronologically.

            In the study, these results were attained: first of all, some architectural monuments were re-named builders, names, and building time of some architectural monuments were re-determined, because their inscriptions had been analyzed wrongly before.

            The celi scripts on the incriptions of the Emirate are examples which showed new progress on the Islamıc Calligraphy Art.

            Consequently; the inscriptions of the examined period aren’t only source of knowledge giving the identity of a architectural monument but also language culture, history of emirate. They are master-works reflecting the living style of the Emirate and completing the esthetical universality of that emirate.

DEĞERLENDİRME ve SONUÇ

Candaroğulları Mimarîsi’nde Celî Yazı’yı incelediğimiz bu araştırmada, Beyliğe ait kitâbeleri günümüze ulaşan ve ulaşamayan şeklinde iki grupta ele aldık. Buna göre kaynaklarda kaydedilen mimarî eserlere ait kitâbelerden 36 adedi günümüze ulaşmıştır. Günümüze ulaşamayan ve âkıbeti meçhul kitâbe sayısı ise 7’dir.

Harekeleme genelde yazı kalemiyle yapılmıştır. İbn-i Neccar ve Mahmut Bey Câmii kapı kitâbeleriyle, Halil Bey Câmii, Ali Bey Makbere kitâbeleri, dendansız bir sîn harfi vâv harfiyle birleşmiş gibi sîn-vâv formundaki zammeleriyle dikkat çekicidirler.

Sinop Ulu Bey (Câmii) Çeşme, Mahmut Bey Câmii inşâ kitâbelerinde, altında mühmel ayn işâreti bulunan ayn harflerine; Alaaddin Câmii 833/1429-30 tarihli tamir kitâbesinde altında mühmel hâ işâreti bulunan hâ harfine rastlanmıştır.

Yazı içerisinde herhangi bir geometrik desenin kullanıldığı bir örnek yoktur.

Bilhassa zemini tezyinatlı yazı örneklerinde, kıvrık dal ve helezon ile birlikte rûmî motifleri de görülmektedir.

Fetih Baba Mescidi kuzey cephesinde görülen Türkçe bir kitâbe ile, Eflâni Küre-Hadîd Köyü İsmail Bey Câmi’nin Farsça mihrap kitâbesi haricinde kalan diğer bütün kitâbelerde Arapça kullanılmıştır.

İncelediğimiz yapı kitâbelerinin ekseriyetinde, âyet metinleri görmekteyiz. Kitâbelere, ilgili oldukları yapının mâhiyetine uygun şekilde, çeşitli âyet-i kerîmeler kaydedilmiştir. Bunlar bazen, “Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur” anlamında قال الله تعالى ifâdesiyle verilmiştir. Kitâbelere değer ve anlam katan bu âyet-i kerîmeler şunlardır:

1)     و من اظلم ممن منع مساجد الله ان يذكر فيها اسمه و سعي فى خرابها  Bakara, 2/114.

o       Bu ayet-i kerîme sadece Sinop Ulu Bey (Câmii) Çeşmesi (760/1358-59) inşâ kitâbesinde yazılıdır.

2)     انك انت السَميع العَليم تقبل منا ربنا Bakara, 2/127.

o       Bu âyet-i kerîme sadece Sinop Alaaddin Câmii tamir kitâbesinde (778/1376-77) yazılıdır.

3)     الله لا اله الا هو الحي القيوم ........ و هو العلي العظيم  Bakara, 2/255 (Âyete’l-Kürsî).

o       Sinop Fetih Baba Mescidi (754/1353) mihrap kitâbesi,

o       Sinop Alaaddin Câmii mihrap kitâbesi (833/1429-30).

4)     اليه من ربه امن الرسول بما انزل  Bakara, 2/285.

o       Bu âyet-i kerîme sadece Sinop Saray Câmii (776/1374-75) mihrap kitâbesinde yazılıdır.

5)     انَمَا يَعمرُ مَسَاجدَ الله مَن آمن بِالله و اليوم الاخر و اقَام الصلوة و اتى الزكوة وَلَم يخش اِلا الله  Tevbe, 9/18.

o       Bu âyet-i kerîme sadece Sinop Saray Câmii (776/1374-75) inşâ kitâbesinde yazılıdır.

6)     سَلاَمٌ عَلَيْكمْ بما صَبَرْتم فنِعمَ عُقبَي الدار  Ra‘d, 13/24.

o       Bu âyet-i kerîme sadece Kastamonu İsmail Bey Câmii (858/1454) inşâ kitâbesinde yazılıdır.

7)     المسجد الحرام  سبحان الذي اسري بعبده ليْلا مِن  İsrâ, 17/1.

o       Bu âyet-i kerîme sadece Kastamonu Frenkşah Mescidi tamir kitâbesinde (806/1403) yazılıdır.

8)     واعتصموا بالله هوموليكم فنعم المولى ونعم النصير Hacc, 22/78.

o       Bu âyet-i kerîme sadece Sinop Fetih Baba Mescidi (754/1353) mihrabında yazılıdır.

9)     كل نفس ذائقة الموت ثم الينا ترجعون  Ankebût, 29/57.

o       Bu âyet-i kerîme sadece Sinop İsfendiyarlar Türbesi girişindeki kitâbede yazılıdır.

10) يا ايها الذين امنوا اذكروا الله ذكرا كثيرا  Ahzâb, 33/41.

o       Bu âyet-i kerîme sadece Sinop Ulu Bey (Câmii) Çeşmesi (760/1358-59) inşâ kitâbesinde yazılıdır.

11) كل من عليها فان و يبقى وجه ربك ذو الجلال و الاكرام  Rahmân, 55/26-27. 

o       Bu âyet-i kerîme sadece Taşköprü Kornapa Köyü’nde Ali Bey Makberesi inşâ kitâbesinde (768/1366-67) yazılıdır.

12) المؤمنين و بشر نصر من الله و فتح قريب Saf, 61/13.

o       Taşköprü Kornapa Köyü’nde Kutlu Hatun Çeşmesi inşâ kitâbesi (811/1408-09),

o       Taşköprü Kornapa Köyü’nde Devlet Hatun Çeşmesi inşâ kitâbesi (858/1454).

13) و ان المساجد لله فلا تدعوا مع الله احدا Cinn, 72/18. Bu âyet-i kerîmenin yazılı olduğu eserler şunlardır:

o       Sinop Fetih Baba Mescidi (754/1353) inşâ kitâbesi,

o       Kastamonu İbn-i Neccar Câmii (754/1353) inşâ kitâbesi,

o       Kastamonu İbn-i Neccar Câmii kapısı kitâbesi (758/1356-57),

o       Kastamonu Kasım Bey Câmii (760/1359) inşâ kitâbesi,

o       Kastamonu Halil Bey Câmii 765/1363-64) inşâ kitâbesi,

o       Sinop Kadı Mescidi (766/1364-65) inşâ kitâbesi,

o       Kastamonu Kasaba Köyü Mahmut Bey Câmii (768/1366-67) inşâ kitâbesi,

o       Kastamonu Kasaba Köyü Mahmut Bey Câmii (768/1366-67) kapı kitâbesi,

o       Uruz oğlu Mehmet Câmii (776/1374-75) inşâ kitâbesi.

Bu arada kitâbelerin bir besmele ve kelime-i tevhid yazılıdır.

1)     Besmele (  بسم الله الرحمن الرحيم  ) yazılı olan eserler şunlardır:

o       Kastamonu Kasım Bey Câmii (760/1359) inşâ kitâbesi,

o       Kastamonu Frenkşah Mescidi tamir kitâbesi (806/1403),

o       Kastamonu İsmail Bey Câmii (858/1454) inşâ kitâbesi.

2)     Kelime-i tevhîd (  لا اله الا الله   محمد رسول الله  ) yazılı olan eserler şunlardır:

o       Sinop İbrahim Bey Câmii (742/1341-42) inşâ kitâbesi,

o       Kastamonu Kasım Bey Câmii (760/1359) inşâ kitâbesi,

o       Daday Ali Paşa Câmii (810/1407-08) mihrap kitâbesi.

Yine, incelediğimiz yapı kitâbelerinin bir kısmında, hadîs metinleri görmekteyiz. Kitâbelere, ilgili oldukları yapının mâhiyetine uygun şekilde, hadîs-i şerîfler kaydedilmiştir. Bunlar “Peygamber aleyhisselâm şöyle buyurmuştur” anlamında قال النبي عليه السلام ifâdesiyle verilmiştir. Kitâbelere değer ve anlam katan bu hadîs-i şerîfler şunlardır:

1)     (  بنى الله له قصرا فى الجنة من بنى مسجدا لله تعالى  ) Bazı kitâbelerde قصرا  kelimesi yerine بيتا kelimesi kullanılmıştır. Bu hadîs-i şerîfin kullanıldığı eserler şunlardır:

o       Sinop İbrahim Bey Câmii (742/1341-42) inşâ kitâbesi,

o       Sinop Arslan Bey Câmii kapısı kitâbesi (752/1351-52),

o       Kastamonu İbn-i Neccar Câmii (754/1353) inşâ kitâbesi,

2)     (    )

o       Sadece Sinop Saray Câmii (776/1374-75) mihrap nişindeki kitâbede yazılı olan bu hadîs-i şerîf henüz okunamamıştır.

Kitâbelerin çoğunda duâlar da vardır. Eserin bânîsi, devrin hükümdârı için yapılan veya bizzat hükümdarın kendisi için yaptığı duâlar şunlardır:

1)      بحبوحة جنانه  تغمده  الله بغفرانه و انزله 

2)      ايد الله ايام دولته و حرس حوزة الاسلام بصمصام عدالته  

3)      عز نصره 

4)      عواقبه   احسن الله

5)      اخير الله عواقبه 

6)      …………  قولا كه الله رحمت اتسون شول 

7)      ادام الله اقباله 

8)      غفر الله لهم 

9)      تقبل منه 

10)  طاب ثراه 

11)  طول الله عمره 

12)  خُلد ملكه 

13)  ربنا تقبل منا انك انت السميع العليم

 اللهم احمدك على توفيقك لعمارة هذا المسجد المبارك و انا عبدك المدعو بجلال الدين ابى بزبد بن عادل بك

 اللهم اجعل عاقبته خيرا   

14)  طيب الله ثراهم  

15)  احسن الله مثواه 

16)  تَقبلَ الله ُ تَعَالي منه و رَضى عنه 

17)  دام دولته 

18)  فى دار السَلاَمِ  الله  بَوَاهما   

19)  و جده و المغفرة بروح على ابنه العفو  ايد الله مملكته و افاض الى سخا                    

20)  طاب ثراه ادام الله دولته 

21)  الفئة  و كثرة بنصره  الله اعداه  اعلى لوائه الغفار ما دام الفلك الدوار غلب على 

22)  تقبل الله منه الحسنات 

Kastamonu Rufâî Zâviyesi kitâbesinde Mimâr İbrâhîm bin Hasan ismi okunmaktadır.

İbn-i Neccar ve Mahmut Bey Câmileri’nin ahşap kapılarında, Ankaralı Mahmud oğlu Nakkaş Abdullah ismi geçer.

Mahmut Bey Câmii inşâ kitâbesinde de “حرره” şeklinde “tahrîr” kaydı vardır. Fakat san’atkâr ismini belirtmemiştir.

Arslan, İbn-i Neccar ve Mahmut Bey Câmileri’nin ahşap kapıları; Eflâni Küre-i Hadîd (Demirli) Köyü İsmail Bey Câmii’nin alçı mihrabı haricinde, diğer kitâbelerin malzemesi genellikle mermer ve taştır.

Yazı bu malzemeler üzerine kabartma tarzında işlenmiştir.

Celî yazının başlangıcı, haddizatında Peygamber dönemine kadar götürülebilir. Fakat mimarîde kullanımı yönüyle, ilk celî yazının Emevîler döneminde görüldüğü tesbit edilmiştir. Daha sonra başlıca İslâm devletleri olan Abbâsîler, Endülüs Emevîleri, Karahanlılar, Gazneliler, Selçuklular’la birlikte mimarîde yazı geleneği gelişerek devam etmiştir. Zikredilen dönemlerde bilhassa kûfî celîsi yaygın iken, Anadolu Selçukluları dönemi, celî sülüs yazının, yaygınlık gösterdiği dönem olarak kabul edilir. Anadolu Selçukluları ve Beylikler zamanında da bir müddet, kûfî celîsi kullanımı görülmekle beraber artık celî sülüs yazı mimarîdeki yazı geleneğinin ana unsuru olmuştur.

Beylikler dönemine Anadolu Selçuklu etkisi, diğer hususlarda olduğu gibi yazı için de geçerlidir. Bu dönem celîsinde yeni gelişmeler de görülmektedir. Erken dönem Osmanlı mimarisinde ve diğer beyliklerde celî sülüs yanında kûfî, ma‘kılî yazılara da yer verilirken, buna mukabil Candaroğulları Beyliği mimarisinde sadece celî sülüs yazının kullanıldığı görülmüştür. Bu beyliğe ait ele aldığımız kitâbelerdeki yazı nev’i hep celî sülüs olmuştur. Bazı itinasız, ibtidâî örnekler dışında genel olarak Candaroğulları Beyliği celîleri devrinin güzel örnekleri arasında yer alır. Bunlar arasında bilhassa Sinop Alaaddin Câmii’nin 833/1429-30 yıllarına tarihlenen mihrabındaki celî yazı kuşağı, müfredat, mürekkebat ve istif yönüyle son derece mükemmeldir. Devrin büyük bir hattatının eseri olan bu güzel celîler, zemin tezyinâtı ile bir yandan Selçuklu geleneğini devam ettirirken, diğer yandan noktasız, harekesiz, işâretsiz ve yeni gelişmelerin mümessili olarak dikkate şayandır. Candaroğulları ülkesinin, dönemin hüsn-i hat merkezi durumunda olan Amasya’ya yakın oluşunu da unutmamak icabeder.

            Kitâbeler mimarî eserlerin kimliği durumunda olduklarından, onların temel yapı taşları olarak düşünülürler. Bu özellikleriyle kitâbeler, sanat tarihi araştırmalarında vazgeçilmez bir belge durumundadırlar.

Esas gayesi, evvelce kaydedilmiş kitâbeleri tekrar ele almak olmayan “Candaroğulları Beyliği Mimarîsi’nde Celî Yazı” adlı bu araştırma neticesinde, başta celî yazının Candaroğulları Beyliği dönemindeki durumu ortaya çıkarken, bu arada bazı eserlerin adları, bânîleri ve tarih kayıtlarına dair yeni tesbitler de ortaya konmuştur. Buna göre;

1.      Araç Kötürüm Bayezid Câmii (776/1374-75nin bânîsi, bütün kaynaklarda Muhammed bin Ezumen olarak kaydedilmiştir. Araştırma neticesinde ortaya çıkmıştır ki, “ازومن” Ezumen olarak kaydedilen kelime, aslında Uruz veya Aruz şeklinde telaffuz imkânına sahip “ارُوز” kelimesidir. Uruz ve Aruz, Dede Korkut Hikâyeleri’nden Salur Kazan Destanı’nda iki Türk beyinin isimleri olarak geçmektedir. Kitâbede yazılı olan ismin Uruz olarak telaffuzu daha doğru görünmektedir. Böylece câminin bânîsi Muhammed bin Uruz’dur ve Bayezid döneminin eseri olan bu câmiye Uruzoğlu Mehmed Câmii demek herhalde daha uygun olacaktır.

2.      Sinop Alaaddin Câmii’nin Bayezid döneminde yapılan tamiriyle ilgili kitâbesinde verilen tarih kaydı, hemen bütün kaynaklarda geçtiği gibi 787/1385 değil, 778/1376-77 senesidir.

3.      Mahmut Bey Câmii inşâ kitâbesinde حرره şeklinde “tahrîr” kaydı vardır. Fakat isim belirtilmemiştir.

4.      Mahmut Bey Câmii (768/1366-67) kapı, Saray Câmii (776/1374-75) ile Alaaddin Câmii mihrap (833/1429-30), Ali Paşa Câmii (810/1407-08) inşâ kitâbelerindeki celî yazılar, zemini tezyinatlı yazılar grubuna dahildirler. Bu celîler, zeminleri kıvrık dal, helezon ve rûmîlerle tezyin edilmiş halleriyle, Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu geleneğinin Candaroğulları Beyliği’ndeki temsilcileridirler.